
MATEMATİKLE BARIŞIYORUM GÜVEN’Dİ GÜVEN VERDİ II ( 27 Temmuz 2010 )
2000’li yılların başında öğrencilik ve öğretmenlik tecrübelerini harmanlayan ve Türk halkına unutulmayacak bilgiler enjekte eden, uzun araştırmalar, çalışmalar sonucunda matematik başarısızlığının anne-baba, öğrenci, öğretmen ve sistem yönünden yaşanan sorunları ortaya koyan “Matematikle Barışıyorum” kitabını yazarak, okuyucularına sunan değerli Necip Hocam, azmin, emeğin ve nadide bir ürünü olan kıymetli eserinizi baştan sona sindire sindire zevkle okudum, ayrıca sadece matematikle sorun olanlar değil, kendini motive etmek isteyenlerde, başarılı olmak isteyenler de eğer etrafında kimsecikleri bulamıyorlarsa “Matematikle Barışıyorum” kitabını açıp okusunlar kendilerine mutluluk ve başarı aşılarlar bu kitapla ben öyle yapacağım. Gerçekten insanı cesaretlendirici ve ümit verici yazılarla dolu kitap, umarım ben de tek problemim olan matematiği çözerek geleceğin matematik öğretmeni olabilir, bu ülkeye hayırlı bir insan olup daha sonrada hayırlı insanlar yetiştirebilirim. matematik problemimi çözerek bu hastalıktan kurtulmak ve farklı alanlara ulaşmak istiyorum.
Matematik konusunda sıkıntısı olan herkesin evinde bulunması gereken bu iki kitap ve diğer tüm çalışmalarınızdan dolayı sizlere teşekkür eder, saygılarımı sunarken, başarılarınızın ve yardımlarınızın devamını diler, sizi gönülden kutlarım. Allah razı olsun sizden
Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum kitabınızı Allah’ın izniyle hazırlar ve piyasaya sürersiniz diyorum.
KORKULARLA GENÇLİĞİN MATEMATİĞİNİ ÇALDILAR
Günümüz Türkiye’sinde ki eğitim ne yazık ki Amerika ve Avrupa`nın yıllar önce uygulamaya aldığı ve başarısız bulup çöpe attığı eğitim metotlarını uyguluyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk`ün ölümünün hemen arkasından fazla zaman kaybetmeyen çıkarcılar evvela orta ve lise kitaplarının içeriği değiştirdiler ve 1947`de de Milli Eğitim Bakanlığı’na danışmanlarını yerleştirdiler ve onlar hala oradalar ve hale biz çöpe atılacak eğitim sistemiyle eğitiliyoruz(!)
Eğer kendimizi silkeler kimin torunları olduğunu hatırlarsak ve kendimize güvenirsek tüm zorlukları özgüven ve el birliği ile aşabiliriz.Bunu başaracak birikime millet olarak, aklen ve fikren sahibiz.Bunu bizden hariç bütün Avrupa biliyor.
Ben eğitmen kadromuzdan da Türkiye’deki eğitim sisteminden de artık umudu kesmiştim. Çünkü yap-boz tahtasına çevirdiler eğitimi.
“Matematikle Barışıyorum” çünkü matematik artık, günümüzde çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Türkiye’de uygulanan tüm sınav (YGS,DGS,KPSS)sistemlerinde matematik sorularına yer verilmektedir. Ayrıca sadece işlemsel yeteneklerin değil mantıklı düşünme, akıl yürütme gerektiren sorularında matematik alanına girdiği unutulmamalıdır.
Aynı zamanda matematik bizlere sadece bir iş sahibi olabilmek için girdiğimiz sınavlarda değil, günlük hayattaki problemlerimizin çözümünde de etkili, verimli basit ve pratik yöntemlerle yardımcı olarak çeşitli imkanlar sunmaktadır.
Sonsuz teşekkürler sana Necip Hocam! Senin öğrencilerin ne şanslı öğrencilerdir! Bütün okullara aslında bir Necip Güven lazım.geçmişte sizin öğrenciniz olsaydım ne güzel olurdu ama vakit geçmiş değil 24 yaşında olmama rağmen okumak ve faydalı insan olmak istiyorum, fakat şu matematikle artık iyice barışmam ve ömür boyu da küs kalmamam lazım değil mi? "Türk! övün, çalış, güven" Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir" ve her şeyin üstesinden gelir.
MİMAR SİNAN' IN MATEMATİĞİNE HAYRAN KALAN JAPON
Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış.1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye'ye gelmiş. Heyet İmar ve İskan Bakanlığı'ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış.
Bir gün Selimiye Camii'ne girenler,kubbenin altında bir Japon'un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler.Tabii hemen Japon'u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar.
Ancak, Japon trans vaziyetteymiş,gözlerini kubbeden ayırmadan şöyle sayıklıyormuş; "Bu imkansız. Ben yılların mühendisiyim.Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum…..
Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı.Bu imkansız, orada hiçbir şey yok,orada hiçbir şey yok."
Sonuç= 1800 yılarda Mimar Sinan bu buluşları yapmış ve depreme dayanıklı ve dinamik minareler yapmış biz ise bir ev veya araba bile yapamıyorsak ve hazırcı olmaya başlamışsak düşüne zamanı geldi.
Hep geçmişimizle övünmeyelim,övünecek çok şeyimiz var geçmişimizde onları bilelim. Örnek alalım övünelim ama bizde uyanalım, uyanık olalım artık,onlara layık torunlar olalım,bunu sade düşüncelerde ve sözlerde bırakmayalım, aktif ve çalışkan olalım, Avrupa’ya Avrupalı’ya imrenmek yerine kendi benliğimizi bulalım ve kendimiz gelelim işe o zaman atalarımızın yakaladığı başarıyı yakalarız…
Sinan gibi projeyi
Çılgın gençler yapacak.
Zirvelere yuva yapıp
Semalarda uçacak.
"Türkiye`nin matematik ve fen başarısında dibe vurduğunu iddia eden Sayın Necip Güven Hocam, ``Matematik ve fende Türkiye`yi başarılı yapmak istiyorum. Bir ekiple Türkiye`de matematikteki karmaşıklığı çözeriz." şeklinde de iddialı konuşuyor. Çünkü güveniyor.Yaparız biraz gayret ve düzenli çalışmakla çünkü biz Mimar Sinan’ların, Fatih Sultan Mehmed’lerin torunlarıyız. “Türk Milleti tarihte bu oluşumların acılarını görmüş ve çözüm yollarını bulmakta güçlük çekmemiştir. Bundan sonra da çekmeyecektir.” ''Bu kudret damarların da akan asıl kanda Mevcutdur.” K.ATATÜRK
COĞRAFYA VE MATEMATİK
Matematiğin ve mantığın, doğanın anlaşılır kılınmasındaki önemi şu ifadelerle daha da açıklık kazanacaktır.
İnsanların çoğu matematiğe belli bir değer verir, ondan hoşlanır. Tıpkı hoş bir melodiyi dinlemeyi sevdikleri gibi.Matematikten gelen o derin mutluluk, aklın dağlarına tırmanmayı göze alanlara sunulan eşsiz bir ödüldür.
Mantığın sarp yollarını asıp da doruklara varabilenler, orada büyüleyici bir manzarayla karşılaşırlar. Sislerin arasından birdenbire çıkan pırlantalardan yapılmış bir tapınak.
2500 yıldır yükselmekte olan ve son katı asla olmayacak matematik kulesidir bu.
Peki, matematik niçin yapılır? Bunu Galileo’nun ağzından dinleyelim:
"Bilim gözlerimiz önünde açık duran 'evren' dediğimiz o görkemli kitapta yazılıdır. Ancak yazıldığı dili ve alfabesini öğrenmeden bu kitabı okuyamayız. Bu dil matematiktir; bu dil olmadan kitabın tek bir sözcüğünü anlamaya imkân yoktur".
Laplace'ın ölmeden önceki son sözleri şunlar olmuş: "Bildiklerimiz çok değil, bilmediklerimiz çok fazla". Bütün bunlardan şöyle bir anlam çıkıyor; biz kendimizi ve doğayı çok az anlıyor ve tanıyoruz. Aklımız olduğu için bir hayvan gibi yaşamıyor, hayatı ve doğayı sorguluyoruz. Bu da bir doğa yasası; şu yüksekten alçağa akacak, volkanlar magma basıncı artınca püskürecek ve insan da aklı olduğu için düşünecektir. Düşündüğü için her şeyi sorgulayacaktır. İşte bu sorgulamanın dili matematiktir.
Doğa insanın başına ölümsüz bir taç geçirmiştir; bu taç akıldır; o tacın en parlak pırlantası da MATEMATİKTİR
Yukarıda da söylendiği gibi bireyin doğayı sorgulayabilmesi, öncelikli olarak matematik ilmiyle gerçekleşebilecektir.
İnsan zekâsının önemli bir bölümümü oluşturan mantıksal ve matematiksel alanlar, doğanın keşfedilmesinde, yine doğayı bünyesinde barındıran coğrafya disiplini ile ortam bulabilecek ve gelişme sağlayabilecektir.
REYHAN 28 Temmuz 2010
Merhaba hocam nasılsınız inşallah iyisinizdir bilginiz vardır Türkiye genelinde Türkiye okuyor kampanyası düzenlenmiş ve bu sebeple de insanlara okuma yazma ve kitap okuma alışkanlığı kazandırılmak isteniyordu. bende bu kampanyayı örnek alarak ve çeşitli kaynaklardan yararlanarak Türkiye problemini çözüyor kampanyası projesi hazırladım gönderiyorum tasarladığım bir afiş çalışması daha var onu da göndereceğim bu arada Nevşehir Belediyesiyle görüşüp Nevşehir problemini çözüyor semineri verilebilir mi diye görüş alacağım ve bu bağlamda sizi Nevşehir'e davet ediyorum.Nevşehir'e gelebilir misiniz sizi bir otelde ağırlamayız ama evimiz müsait bir de tanıdığım okul müdürü var onunla görüşeceğim ama ilk önce bu düşüncelerimi size bildirmek istedim. Afiş bitince size göndereceğim.aslında bu projeyi cumhurbaşkanlığının sitesine gönderecektim fakat siz bi inceleyin gerekli incelemeleri eksikleri tamamlayın isterseniz siz gönderin. Cevaplarınız dahilinde ben görüşmelerimi başlatacağım görüşmek üzere Allah'a emanet olun.
TÜRKİYE OKUYOR KAMPANYASI” PROJESİ
Dünyada hızla gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye, ekonomik alanda sağladığı gelişmeyi kültürel alanlara da taşımak zorundadır. Bu düşünce doğrultusunda, ülke genelinde eğitim sorununa katkı sağlamaya yönelik olarak uygulanacak “Türkiye Okuyor Kampanyası” Mart 2008 ayından itibaren planlandığı gibi Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ün himayelerinde başlatılacaktır.
GİRİŞ:
Her alanda hızlı değişimlerin izlendiği günümüzde, Eğitim-Öğretime çok daha fazla önem verilmesi gerektiğinden, Ülkemizde ulaşmamız gereken büyük hedefler bulunmaktadır. Bu hedeflerden en önemlileri arasında, Türk insanına çağdaş dünyanın tüm olanaklarından yararlanılabilecek düzeyde bilgi birikimi kazandırarak, hak ettiği yaşam koşullarının oluşturulması zorunlu hale gelmiştir.
Ülke çapında başlatılan Kampanya doğrultusunda, İstanbul İli olarak gerekli hazırlıklara başlanmış olup, 1. Ordu Komutanlığı, Büyükşehir belediye Başkanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliğine gidilerek, Mart ayı içinde başlatılacak kampanya ile ilgili eğitim potansiyelinin harekete geçirilmesi planlanmıştır.
KAMPANYANIN YÜRÜTÜLMESİ:
Bu Kampanya: Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ün himayelerinde, ilimizde İstanbul Valisi Muammer GÜLER gözetim ve denetiminde yürütülecektir.
KAMPANYANIN GENEL AMACI:
Kampanyanın amacı; Sürekli göç alan İlimizde sosyal ekonomik bakımdan yoksulluk içerisinde bulunan ve öncelikle okuma-yazma bilmeyen, zorunlu öğrenim çağını geçirmiş yetişkin nüfusun tamamının I., II. kademe okuma-yazma eğitim ihtiyaçlarını belirlemek, bu ihtiyaçlar kapsamında eksik olan eğitimlerini tamamlayabilmelerine yönelik programlar uygulamak, aile ve ülke ekonomisinin gelişmesi doğrultusunda temel yaşam becerileri kazanmalarını sağlamak, genç nüfusumuzda okuma bilinci oluşturarak kitap okuma alışkanlığını geliştirmek, daha geniş toplum kesimlerine bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri kazandırmak, böylece toplumsal ve kültürel kalkınma sürecini hızlandırmak. Ayrıca; gelir getirici, istihdam kolaylığı sağlayıcı mesleki-beceri eğitim programlarından yararlanmalarına imkân sağlamak. 2010 Yılında Avrupa Kültür başkenti olacak İlimizin diğer ülke başkentleri arasında saygın bir yer kazanmasına zemin hazırlamak.
KAMPANYANIN ÖZEL AMAÇLARI:
İlimizde zorunlu ilköğretim çağında olup, okul dışında kalan çocukların okula devamını sağlayabilmek için aile ve toplumun duyarlılığını arttırmak, bu durumda olan çocuklarımızı tespit ederek uyum kurslarına katılımlarına imkân sağlamak ve kurs sonu seviyelerine göre okullara devam etmelerine ortam hazırlamak,
Okuma-yazma bilmeyen yetişkinler saptandıktan sonra bunların açılacak kurslara katılımı için gereken ortamı hazırlamak, ayrıca okuma-yazma bilen yetişkinlerin temel eğitimdeki eksikliklerini tamamlayabilmelerine imkân sağlamak. Kitap okuma, içinde bulunduğumuz çağda nitelikli yaşamın en önemli araçlarından biri olduğundan, İlimizde mümkün oldukça çok vatandaşımızın okuma yazmanın işlevsel bir beceri olarak öğretilmesi ve kitap okuma alışkanlığının aşılanarak üreten, düşünen, sorgulayan bireylerin topluma kazandırılması ile bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri eksikliği bulunan vatandaşlarımızın bu eksikliklerini tamamlamalarına imkân sağlamak. Genç nüfusumuzun erken yaştan itibaren yetiştirilmesi bilgi toplumuna ayak uydurmaları konusunda İlimizde gerekli çalışmaları yürütmek üzere gerekli planlamaları yapmak.
PROJENİN KAPSAMI:
Bu Proje, öncelikle İlimizde okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarınızın I. ve II. kademe okuma-yazma kurslarına devamlarını sağlamak, genç nüfusumuz başta olmak üzere mümkün oldukça İlimizde yaşayan vatandaşlarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırmak, bilgisayar okur yazarlığı konusunda tüm kesimlerin eğitim ve donatım ihtiyaçlarını karşılamak.
KAMPANYANIN BAŞLANGIÇ TARİHİ VE SÜRESİ
Kampanya tüm Türkiye’de olduğu gibi İlimizde de 2008 Mart ayında başlatılacak ve 4 (dört) yıl içerisinde hedeflenen amaçlara ulaşılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
HEDEF KİTLE
1- İlimizde öncelikle hiç okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarımızın tespit edilerek, bunları okur-yazar duruma getirmek, okur-yazar olup da ilköğretim düzeyinde eğitim almamış olanların da II. kademe eğitimini almaları için gerekli ortamları oluşturmak,
2-Toplumun her kesimini içine alarak, “hiç okuma alışkanlığı olmayan” veya “zayıf okuma alışkanlığı olan” (2 ayda 1 kitap veya daha az kitap okuyan) bireyleri “orta düzey okuyucu” (ayda 1 kitap okuyan); orta düzey okuyucu olan bireyleri “üst düzen okuyucu” (ayda 2 kitap veya daha fazla kitap okuyan) seviyesini yükselterek, ilköğretim, lise çağındaki çocuklarımıza, gençlerimize ve I., II. kademe okuma-yazma eğitimi almış olan vatandaşlarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırmak.
3- İlimizde yaşayan çocuklar ve gençler öncelikli olmak üzere mümkün oldukça daha çok vatandaşımıza bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri kazandırmak.
TÜRKİYE PROBLEMİNİ ÇÖZÜYOR PROJESİ
NEVŞEHİR PROBLEMİNİ ÇÖZÜYOR
Hızla gelişen günümüz dünyası ve Türkiye birey, toplum ve teknolojik gelişmeler için vazgeçilmez bir alan olan matematik; öğrenciler için korku ve kaygı duyulan bir derstir. Hayatımızda bu kadar önemli olmasına rağmen öğrenciler bu dersi sevememekte ve başarısız olmaktadırlar.
Matematik dersinin öğrenciler tarafından sevilmesi ve başarılı olabilmeleri için öğrenci seviyelerine ve islenen konuya uygun çeşitli öğretim yöntem ve teknikleri uygulamamız gerekmektedir.
Bu düşünce doğrultusunda, ülke genelinde matematik eğitimi sorununa katkı sağlamaya yönelik olarak uygulanacak “Türkiye Problemini Çözüyor” ……… 2010 ayından itibaren planlandığı gibi Sayın Abdullah GÜL’ün himayelerinde Necip Güven ve matematiği sevdiren uzmanlar tarafından başlatılmalıdır.
GİRİŞ :
Her alanda hızlı değişimlerin izlendiği günümüzde, Eğitim-Öğretime çok daha fazla önem verilmesi gerektiğinden, Ülkemizde ulaşmamız gereken büyük hedefler bulunmaktadır
Öğrenme kuramlarından bir diğeri ise, öğrenmeyi bireyin çevresi hakkındaki
bilirleriyle açıklamaya çalışan bilişsel öğrenme kuramıdır. Bilişsel kuramcılara göre
öğrenme bireyin içinde, kafasında olan zihinsel bir süreç, bir problem çözmedir.
Bilgi toplumlarında eğitimlerin çok ciddi bir biçimde yer tuttuğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bir ülkenin kalkınmasında, bir bilgi toplumunun oluşturulmasında, ülkenin geleceği açısından matematik öğretimi de önemli bir yer tutmaktadır. Matematik eğitim ve öğretimi toplumda bireyin düşünce ve ufkunun gelişmesini sağlar. Bir bakış açısı, farkı bir açıdan yorum getirmeyi öğretir.
Ülke çapında başlatılması istenilen bu kampanya doğrultusunda, ……… İli olarak gerekli hazırlıklara başlanmalı İl Belediye Başkanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliğine gidilerek, ………. 2010 ayı içinde başlatılacak kampanya ile ilgili eğitim potansiyelinin harekete geçirilmesi gerekmektedir.
KAMPANYANIN GENEL AMACI:
Kampanyanın amacı; Bireyin hayatta karsılaşabileceği sorun veya problemleri en kısa yoldan
çözüme kavuşturmak; matematik öğretiminin en önemli amacıdır. Bu amaçla
matematik öğretiminde etkili ve kalıcı bir öğrenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun
yapılabilmesi için de öğrencilerin matematik dersine karşı ilgi duymaları ve bu
ilginin arttırılması gerekir. Olayları araştıran, fikirleri inceleyen üretken bireyler
yetiştirebilmek için matematik öğretimi şarttır.
Günümüzde öğrencilerin önemli bir çoğunluğu tarafından zorlanılan bir ders olan matematik; fen bilimleri, sosyal bilimler, tıp, ekonomi gibi bilimlerin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Türk Dil Kurumu’na göre matematik; aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adıdır.
Bir düşünce hatta bir yaşam biçimi ve evrensel bir dil olan matematik, günümüzün hızla gelişen dünyasında birey, toplum, bilimsel araştırmalar ve teknolojik gelişmeler için vazgeçilmez bir alandır
İnsan yeteneklerinin ortaya çıkarılmasında,yönlendirilmesinde, sistemli ve mantıklı bir düşünce alışkanlığının kazandırılmasında amaç ve insanın tüm etkinliklerinde kullanılan bir araç, işlem becerileri, sayılar ve işlemleri yeni durumlara uygulayabilme ve problem çözmeyi geliştirmek için uygulanan süreçtir
Genç ve çocuk nüfusumuza, matematiği eğlenceli hale getirtmek, sevdirmek ve onu hayatında kullanabilmesini öğretmek,başarısız olmasını engellemek saygın bir kişilik ve yer kazanmasına zemin hazırlamak gereklidir.
KAMPANYANIN ÖZEL AMAÇLARI:
Ezberci bir yapıyı içinde barındıran geleneksel yaklaşımla araştırıp soruşturan, sorgulayan, bilginin üzerinde düşünen bireylerin yetişmesini beklemek neredeyse imkânsızdır. Bu yaklaşımda kendisine hazır olarak sunulmuş olan bilgiyi akılda tutup sorulduğu zaman yanıt verebilen öğrenci başarılı sayılmaktadır. Ancak bilginin işlenme, kullanılma süreci göz ardı edilmektedir. Bütün bu problemlerin ışığında son yıllarda öğrenme eylemine ilişkin
yapılandırmacı yaklaşım anlayışı gündeme getirilmiş ve okullarımızda uygulanan
programların bu yaklaşım çerçevesinde şekillenmesine karar verilmiştir.
Günlük yaşamın her alanında herkes için gerekli olan çözümleyebilme, usa vurabilme, iletişim kurabilme, genelleme yapabilme, yaratıcı ve bağımsız düşünebilme gibi üst düzey davranışları ve kazanımları geliştiren bir alan olarak matematiğin öğrenilmesi bir zorunluluktur.
Çünkü günümüzde hiçbir birey ya da kuruluş, farklı birey ya da düzenlerle karşılıklı
bir ilişki içine girmeden etkili ve verimli çalışamamaktadır.
Toplumun bireylerini yetiştirme ve onları başarılı bir yaşama hazırlama görevlerine sahip olan okullarımız, geleneksel eğitim sistemleriyle bu işlevini yerine getirememekte, çağdaş toplumların ihtiyaçlarına hizmet edecek bireyler yetiştirememektedir.
Bilginin çağdaşlaşmakta en büyük silah olduğu çağımızda teknolojinin ilerleyebilmesi için sorgulayan bireylerin sayısının artması gerekmektedir. Bu amaçla matematik öğretimine gerekli önem verilmeli ve uygulanacak öğretim metotları iyi seçilmelidir.
Ülkemizde, öğrencilerimiz okulda öğrendiklerini genellikle ezberledikleri için
günlük hayatlarında kullanamamaktadırlar.
Öğrencilerimizin, kavrama basamağındaki sorularda nispeten başarılıyken, analiz ve
sentez yapmalarını, yani üst düzey düşünme yeteneklerini kullanmalarını gerektiren
sorularda başarısız oldukları dikkat çekmektedir.
Araştırmacılar; öğrencilerin aktif öğrenme süreci içerisine katıldığı zaman
matematik öğretiminin etkili olduğunu, bu yüzden matematik öğretmenlerinin
anlatım şeklindeki öğretmeye bağlı olmamalarını ve somut öğrenmeyi sağlamak için
öğrencileri teşvik eden; araştırma-kesif, el ile yapılan etkinlikleri ve interaktif grup
çalışma stratejilerini kullanmalarını tavsiye etmektedirler.
PROJENİN KAPSAMI:
Bu Proje, okul çağındaki her öğrencinin eşit şartlarda eğitim ve öğretime sahip olmasının nasıl sağlanacağıdır. Bunun için bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak için matematik öğretiminden başlanılması sorunu bir nebze azaltabilir. Her meslekten öğretmen adaylarının matematik öğretimi verilecek toplumda matematiğe olan ilginin artması sağlanabilir. Bu bağlamda iyi niyetli bu ülkenin çocukları için, toplumun geleceği için elinden geleni yapmaya çalışan insanların çabası boşa çıkarılmamalı ve desteklenmelidir.
KAMPANYANIN BAŞLANGIÇ TARİHİ VE SÜRESİ
Kampanya tüm Türkiye’de olduğu gibi İlimizde de 2010 ….. ayında başlatılacak ve 5 (beş) yıl içerisinde hedeflenen amaçlara ulaşılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
HEDEFLER:
1-Düşünce alışverişi, matematiğin sağladığı olanaklarla daha kısa, öz ve açık biçimde olabilir. Matematiğin sağladığı kavram ve bağıntılar düşünce alış verişinde önemli rol oynar. Matematikten yararlanabilmek, matematiksel kavram ve ilişkilerle sunulmuş olan düşünceleri, yolunu doğru ve tam olarak anlayabilmek ve düşünenleri bu kavram ve ilişkilerle başkalarına anlatabilmek ve düşünce yollarını kullanabilmek demektir. Bu güç anlamada ve anlatmada
matematiksel kavram ve bağıntılardan yararlanabilme derecesidir
2- Matematiğin eğitimi yaparken öğrencilere matematiğin dört işlemden ibaret olmadığını özellikle vurgulamak öğretmek gerekir. Bilgi toplumunda matematik öğretiminde yeni bir model oluşturmanın gerekliliği ortaya koyulmalıdır. Bilgi toplumunda okullarda öğrenim-öğretme yöntemlerinin etkin bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir.
3- Matematik birey özgür düşünmeyi, olayları doğru algılamasına yardımcı olur. Matematik eğitimi verirken problemler hayatın bir yüzünü oluşturmalıdır. Matematik öğrenimini gerçekleştirirken bilgi toplumunu oluşturan öğelerin aralarında önemli bir ilişki kurulması gerekmektedir. Çeşitli meslek grupları ve hatta üreten ve tüketen toplumlardır. Bunların arasında matematik eğitimi bir köprü vazifesi olmalıdır. Matematik öğretimi ortak bir bağ olarak görülmesi gerekirse matematiğin bilgi toplumunun oluşmasında nedenli etken bir faktör olduğu ortaya çıkar.
4- Günümüzde özellikle ilköğretim de matematik öğretimine özel bir çaba sarf
edilmelidir. Bu yaştaki öğrencilerin matematiğin ne olduğunu, matematiğin değerini, matematiğin yapabileceği görevi olması, karşılaştıkları sorunları matematiksel problemlerle ifade edebilme ve çözme matematiksel işlem gücünü arttırmayı amaçlayarak öğretim yapılmalıdır. Eğer bunların üzerinde yeterince durulmuyorsa ve bunların başarılması için bazı yardımcı düzenlemeler yapılmıyorsa beklentilerimiz sonuçta boşa çıkabilir. Bunların başarıya
ulaşmasında en önemli etkenler bu sınıflarda okutulan ders kitapları ve yardımcı kitaplardır. Bunun yapılabilmesi için okullarımızın bir matematikte standardı yakalaması gerekmektedir.
29 Temmuz 2010
Merhaba Necip Hocam, ''Matematikle Barışıyorum'' kitabıyla ilgili görüşlerimi beğendiğiniz için teşekkür ederim ayrıca 2-3 kez okumayı istemeniz de memnun ederken,benim az da olsa matematik alanında yol katettiğim gösteriyor galiba. Göndermiş olduğunuz bir mail'de ''Matematikle Barışıyorum'' kitabını bitirip değerlendirme yaptıktan sonra ben sana sırayla hangi adımları atman gerektiğini yazılı olarak bildireceğim.O plan dahilinde çalışınca o gözünde büyüttüğün çalışmaların ne kadar hızla ilerlediğini ve sana ne kadar zevk verdiğini görünce çok şaşıracaksın." demiştiniz eğer sizin için bir meşguliyet teşkil etmeyecekse 10 Ağustos tarihinde matematik derslerine başlayabiliriz şimdiye kadar ben kitapları inceledim okudum yapabilirmiyim yapamazmıyım diye düşündüm son yazmış olduğunuz yazı da beni çok mutlu etti.Kitaplardan nasıl çalışacağımı nasıl bir yol izleyeceğimi gösterirseniz size çook minnettar kalırım artık bende rakamlarla barışık olmak ve yaşım irerlese de matematik öğretmeni olmak istiyorum hala beynim tertemiz A4 kağıdı gibi sizin yöntemlerinizle ve göstereceğiniz adımla matematiği yeni baştan keşfedeceğim çünkü matematiği çok seviyorum.Yaşım 24 ama beynim hala ilkokula başlayan öğrenci beyni gibi inşallah başarırım şu matematiği de gerçekten matematik aşığı bir insan olurum.
Çalışmalarınızda Başarılar Dilerim.
Rumuz:matematiğinaşığı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder