30 Temmuz 2010 Cuma

Reyhan'ın Matematik Günlüğü 2



MATEMATİKLE BARIŞIYORUM GÜVEN’Dİ GÜVEN VERDİ II ( 27 Temmuz 2010 )

2000’li yılların başında öğrencilik ve öğretmenlik tecrübelerini harmanlayan ve Türk halkına unutulmayacak bilgiler enjekte eden, uzun araştırmalar, çalışmalar sonucunda matematik başarısızlığının anne-baba, öğrenci, öğretmen ve sistem yönünden yaşanan sorunları ortaya koyan “Matematikle Barışıyorum” kitabını yazarak, okuyucularına sunan değerli Necip Hocam, azmin, emeğin ve nadide bir ürünü olan kıymetli eserinizi baştan sona sindire sindire zevkle okudum, ayrıca sadece matematikle sorun olanlar değil, kendini motive etmek isteyenlerde, başarılı olmak isteyenler de eğer etrafında kimsecikleri bulamıyorlarsa “Matematikle Barışıyorum” kitabını açıp okusunlar kendilerine mutluluk ve başarı aşılarlar bu kitapla ben öyle yapacağım. Gerçekten insanı cesaretlendirici ve ümit verici yazılarla dolu kitap, umarım ben de tek problemim olan matematiği çözerek geleceğin matematik öğretmeni olabilir, bu ülkeye hayırlı bir insan olup daha sonrada hayırlı insanlar yetiştirebilirim. matematik problemimi çözerek bu hastalıktan kurtulmak ve farklı alanlara ulaşmak istiyorum.

Matematik konusunda sıkıntısı olan herkesin evinde bulunması gereken bu iki kitap ve diğer tüm çalışmalarınızdan dolayı sizlere teşekkür eder, saygılarımı sunarken, başarılarınızın ve yardımlarınızın devamını diler, sizi gönülden kutlarım. Allah razı olsun sizden

Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum kitabınızı Allah’ın izniyle hazırlar ve piyasaya sürersiniz diyorum.

KORKULARLA GENÇLİĞİN MATEMATİĞİNİ ÇALDILAR

Günümüz Türkiye’sinde ki eğitim ne yazık ki Amerika ve Avrupa`nın yıllar önce uygulamaya aldığı ve başarısız bulup çöpe attığı eğitim metotlarını uyguluyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk`ün ölümünün hemen arkasından fazla zaman kaybetmeyen çıkarcılar evvela orta ve lise kitaplarının içeriği değiştirdiler ve 1947`de de Milli Eğitim Bakanlığı’na danışmanlarını yerleştirdiler ve onlar hala oradalar ve hale biz çöpe atılacak eğitim sistemiyle eğitiliyoruz(!)

Eğer kendimizi silkeler kimin torunları olduğunu hatırlarsak ve kendimize güvenirsek tüm zorlukları özgüven ve el birliği ile aşabiliriz.Bunu başaracak birikime millet olarak, aklen ve fikren sahibiz.Bunu bizden hariç bütün Avrupa biliyor.

Ben eğitmen kadromuzdan da Türkiye’deki eğitim sisteminden de artık umudu kesmiştim. Çünkü yap-boz tahtasına çevirdiler eğitimi.

“Matematikle Barışıyorum” çünkü matematik artık, günümüzde çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Türkiye’de uygulanan tüm sınav (YGS,DGS,KPSS)sistemlerinde matematik sorularına yer verilmektedir. Ayrıca sadece işlemsel yeteneklerin değil mantıklı düşünme, akıl yürütme gerektiren sorularında matematik alanına girdiği unutulmamalıdır.

Aynı zamanda matematik bizlere sadece bir iş sahibi olabilmek için girdiğimiz sınavlarda değil, günlük hayattaki problemlerimizin çözümünde de etkili, verimli basit ve pratik yöntemlerle yardımcı olarak çeşitli imkanlar sunmaktadır.

Sonsuz teşekkürler sana Necip Hocam! Senin öğrencilerin ne şanslı öğrencilerdir! Bütün okullara aslında bir Necip Güven lazım.geçmişte sizin öğrenciniz olsaydım ne güzel olurdu ama vakit geçmiş değil 24 yaşında olmama rağmen okumak ve faydalı insan olmak istiyorum, fakat şu matematikle artık iyice barışmam ve ömür boyu da küs kalmamam lazım değil mi? "Türk! övün, çalış, güven" Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir" ve her şeyin üstesinden gelir.

MİMAR SİNAN' IN MATEMATİĞİNE HAYRAN KALAN JAPON

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış.1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye'ye gelmiş. Heyet İmar ve İskan Bakanlığı'ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış.

Bir gün Selimiye Camii'ne girenler,kubbenin altında bir Japon'un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler.Tabii hemen Japon'u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar.

Ancak, Japon trans vaziyetteymiş,gözlerini kubbeden ayırmadan şöyle sayıklıyormuş; "Bu imkansız. Ben yılların mühendisiyim.Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum…..
Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı.Bu imkansız, orada hiçbir şey yok,orada hiçbir şey yok."

Sonuç= 1800 yılarda Mimar Sinan bu buluşları yapmış ve depreme dayanıklı ve dinamik minareler yapmış biz ise bir ev veya araba bile yapamıyorsak ve hazırcı olmaya başlamışsak düşüne zamanı geldi.

Hep geçmişimizle övünmeyelim,övünecek çok şeyimiz var geçmişimizde onları bilelim. Örnek alalım övünelim ama bizde uyanalım, uyanık olalım artık,onlara layık torunlar olalım,bunu sade düşüncelerde ve sözlerde bırakmayalım, aktif ve çalışkan olalım, Avrupa’ya Avrupalı’ya imrenmek yerine kendi benliğimizi bulalım ve kendimiz gelelim işe o zaman atalarımızın yakaladığı başarıyı yakalarız…

Sinan gibi projeyi
Çılgın gençler yapacak.
Zirvelere yuva yapıp
Semalarda uçacak.

"Türkiye`nin matematik ve fen başarısında dibe vurduğunu iddia eden Sayın Necip Güven Hocam, ``Matematik ve fende Türkiye`yi başarılı yapmak istiyorum. Bir ekiple Türkiye`de matematikteki karmaşıklığı çözeriz." şeklinde de iddialı konuşuyor. Çünkü güveniyor.Yaparız biraz gayret ve düzenli çalışmakla çünkü biz Mimar Sinan’ların, Fatih Sultan Mehmed’lerin torunlarıyız. “Türk Milleti tarihte bu oluşumların acılarını görmüş ve çözüm yollarını bulmakta güçlük çekmemiştir. Bundan sonra da çekmeyecektir.” ''Bu kudret damarların da akan asıl kanda Mevcutdur.” K.ATATÜRK

COĞRAFYA VE MATEMATİK

Matematiğin ve mantığın, doğanın anlaşılır kılınmasındaki önemi şu ifadelerle daha da açıklık kazanacaktır.

İnsanların çoğu matematiğe belli bir değer verir, ondan hoşlanır. Tıpkı hoş bir melodiyi dinlemeyi sevdikleri gibi.Matematikten gelen o derin mutluluk, aklın dağlarına tırmanmayı göze alanlara sunulan eşsiz bir ödüldür.

Mantığın sarp yollarını asıp da doruklara varabilenler, orada büyüleyici bir manzarayla karşılaşırlar. Sislerin arasından birdenbire çıkan pırlantalardan yapılmış bir tapınak.

2500 yıldır yükselmekte olan ve son katı asla olmayacak matematik kulesidir bu.
Peki, matematik niçin yapılır? Bunu Galileo’nun ağzından dinleyelim:

"Bilim gözlerimiz önünde açık duran 'evren' dediğimiz o görkemli kitapta yazılıdır. Ancak yazıldığı dili ve alfabesini öğrenmeden bu kitabı okuyamayız. Bu dil matematiktir; bu dil olmadan kitabın tek bir sözcüğünü anlamaya imkân yoktur".

Laplace'ın ölmeden önceki son sözleri şunlar olmuş: "Bildiklerimiz çok değil, bilmediklerimiz çok fazla". Bütün bunlardan şöyle bir anlam çıkıyor; biz kendimizi ve doğayı çok az anlıyor ve tanıyoruz. Aklımız olduğu için bir hayvan gibi yaşamıyor, hayatı ve doğayı sorguluyoruz. Bu da bir doğa yasası; şu yüksekten alçağa akacak, volkanlar magma basıncı artınca püskürecek ve insan da aklı olduğu için düşünecektir. Düşündüğü için her şeyi sorgulayacaktır. İşte bu sorgulamanın dili matematiktir.

Doğa insanın başına ölümsüz bir taç geçirmiştir; bu taç akıldır; o tacın en parlak pırlantası da MATEMATİKTİR

Yukarıda da söylendiği gibi bireyin doğayı sorgulayabilmesi, öncelikli olarak matematik ilmiyle gerçekleşebilecektir.
İnsan zekâsının önemli bir bölümümü oluşturan mantıksal ve matematiksel alanlar, doğanın keşfedilmesinde, yine doğayı bünyesinde barındıran coğrafya disiplini ile ortam bulabilecek ve gelişme sağlayabilecektir.

REYHAN 28 Temmuz 2010

Merhaba hocam nasılsınız inşallah iyisinizdir bilginiz vardır Türkiye genelinde Türkiye okuyor kampanyası düzenlenmiş ve bu sebeple de insanlara okuma yazma ve kitap okuma alışkanlığı kazandırılmak isteniyordu. bende bu kampanyayı örnek alarak ve çeşitli kaynaklardan yararlanarak Türkiye problemini çözüyor kampanyası projesi hazırladım gönderiyorum tasarladığım bir afiş çalışması daha var onu da göndereceğim bu arada Nevşehir Belediyesiyle görüşüp Nevşehir problemini çözüyor semineri verilebilir mi diye görüş alacağım ve bu bağlamda sizi Nevşehir'e davet ediyorum.Nevşehir'e gelebilir misiniz sizi bir otelde ağırlamayız ama evimiz müsait bir de tanıdığım okul müdürü var onunla görüşeceğim ama ilk önce bu düşüncelerimi size bildirmek istedim. Afiş bitince size göndereceğim.aslında bu projeyi cumhurbaşkanlığının sitesine gönderecektim fakat siz bi inceleyin gerekli incelemeleri eksikleri tamamlayın isterseniz siz gönderin. Cevaplarınız dahilinde ben görüşmelerimi başlatacağım görüşmek üzere Allah'a emanet olun.

TÜRKİYE OKUYOR KAMPANYASI” PROJESİ
 Dünyada hızla gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye, ekonomik alanda sağladığı gelişmeyi kültürel alanlara da taşımak zorundadır. Bu düşünce doğrultusunda, ülke genelinde eğitim sorununa katkı sağlamaya yönelik olarak uygulanacak “Türkiye Okuyor Kampanyası” Mart 2008 ayından itibaren planlandığı gibi Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ün himayelerinde başlatılacaktır.
GİRİŞ:
Her alanda hızlı değişimlerin izlendiği günümüzde, Eğitim-Öğretime çok daha fazla önem verilmesi gerektiğinden, Ülkemizde ulaşmamız gereken büyük hedefler bulunmaktadır. Bu hedeflerden en önemlileri arasında, Türk insanına çağdaş dünyanın tüm olanaklarından yararlanılabilecek düzeyde bilgi birikimi kazandırarak, hak ettiği yaşam koşullarının oluşturulması zorunlu hale gelmiştir.
Ülke çapında başlatılan Kampanya doğrultusunda, İstanbul İli olarak gerekli hazırlıklara başlanmış olup, 1. Ordu Komutanlığı, Büyükşehir belediye Başkanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliğine gidilerek, Mart ayı içinde başlatılacak kampanya ile ilgili eğitim potansiyelinin harekete geçirilmesi planlanmıştır.
KAMPANYANIN YÜRÜTÜLMESİ:
Bu Kampanya: Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ün himayelerinde, ilimizde İstanbul Valisi Muammer GÜLER gözetim ve denetiminde yürütülecektir.
KAMPANYANIN GENEL AMACI:
Kampanyanın amacı; Sürekli göç alan İlimizde sosyal ekonomik bakımdan yoksulluk içerisinde bulunan ve öncelikle okuma-yazma bilmeyen, zorunlu öğrenim çağını geçirmiş yetişkin nüfusun tamamının I., II. kademe okuma-yazma eğitim ihtiyaçlarını belirlemek, bu ihtiyaçlar kapsamında eksik olan eğitimlerini tamamlayabilmelerine yönelik programlar uygulamak, aile ve ülke ekonomisinin gelişmesi doğrultusunda temel yaşam becerileri kazanmalarını sağlamak, genç nüfusumuzda okuma bilinci oluşturarak kitap okuma alışkanlığını geliştirmek, daha geniş toplum kesimlerine bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri kazandırmak, böylece toplumsal ve kültürel kalkınma sürecini hızlandırmak. Ayrıca; gelir getirici, istihdam kolaylığı sağlayıcı mesleki-beceri eğitim programlarından yararlanmalarına imkân sağlamak.  2010 Yılında Avrupa Kültür başkenti olacak İlimizin diğer ülke başkentleri arasında saygın bir yer kazanmasına zemin hazırlamak.
KAMPANYANIN ÖZEL AMAÇLARI:
İlimizde zorunlu ilköğretim çağında olup, okul dışında kalan çocukların okula devamını sağlayabilmek için aile ve toplumun duyarlılığını arttırmak, bu durumda olan çocuklarımızı tespit ederek uyum kurslarına katılımlarına imkân sağlamak ve kurs sonu seviyelerine göre okullara devam etmelerine ortam hazırlamak,
Okuma-yazma bilmeyen yetişkinler saptandıktan sonra bunların açılacak kurslara katılımı için gereken ortamı hazırlamak, ayrıca okuma-yazma bilen yetişkinlerin temel eğitimdeki eksikliklerini tamamlayabilmelerine imkân sağlamak. Kitap okuma, içinde bulunduğumuz çağda nitelikli yaşamın en önemli araçlarından biri olduğundan, İlimizde mümkün oldukça çok vatandaşımızın okuma yazmanın işlevsel bir beceri olarak öğretilmesi ve kitap okuma alışkanlığının aşılanarak üreten, düşünen, sorgulayan bireylerin topluma kazandırılması ile bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri eksikliği bulunan vatandaşlarımızın bu eksikliklerini tamamlamalarına imkân sağlamak. Genç nüfusumuzun erken yaştan itibaren yetiştirilmesi bilgi toplumuna ayak uydurmaları konusunda İlimizde gerekli çalışmaları yürütmek üzere gerekli planlamaları yapmak.
PROJENİN KAPSAMI:
Bu Proje, öncelikle İlimizde okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarınızın I. ve II. kademe okuma-yazma kurslarına devamlarını sağlamak, genç nüfusumuz başta olmak üzere mümkün oldukça İlimizde yaşayan vatandaşlarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırmak, bilgisayar okur yazarlığı konusunda tüm kesimlerin eğitim ve donatım ihtiyaçlarını karşılamak.
KAMPANYANIN BAŞLANGIÇ TARİHİ VE SÜRESİ
Kampanya tüm Türkiye’de olduğu gibi İlimizde de 2008 Mart ayında başlatılacak ve 4 (dört) yıl içerisinde hedeflenen amaçlara ulaşılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
HEDEF KİTLE
1- İlimizde öncelikle hiç okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarımızın tespit edilerek, bunları okur-yazar duruma getirmek, okur-yazar olup da ilköğretim düzeyinde eğitim almamış olanların da II. kademe eğitimini almaları için gerekli ortamları oluşturmak,
2-Toplumun her kesimini içine alarak, “hiç okuma alışkanlığı olmayan” veya “zayıf okuma alışkanlığı olan” (2 ayda 1 kitap veya daha az kitap okuyan) bireyleri “orta düzey okuyucu” (ayda 1 kitap okuyan); orta düzey okuyucu olan bireyleri “üst düzen okuyucu” (ayda 2 kitap veya daha fazla kitap okuyan) seviyesini yükselterek, ilköğretim, lise çağındaki çocuklarımıza, gençlerimize ve I., II. kademe okuma-yazma eğitimi almış olan vatandaşlarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırmak.
3- İlimizde yaşayan çocuklar ve gençler öncelikli olmak üzere mümkün oldukça daha çok vatandaşımıza bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri kazandırmak.


TÜRKİYE PROBLEMİNİ ÇÖZÜYOR PROJESİ
NEVŞEHİR PROBLEMİNİ ÇÖZÜYOR
Hızla gelişen günümüz dünyası ve Türkiye birey, toplum ve teknolojik gelişmeler için vazgeçilmez bir alan olan matematik; öğrenciler için korku ve kaygı duyulan bir derstir. Hayatımızda bu kadar önemli olmasına rağmen öğrenciler bu dersi sevememekte ve başarısız olmaktadırlar.
Matematik dersinin öğrenciler tarafından sevilmesi ve başarılı olabilmeleri için öğrenci seviyelerine ve islenen konuya uygun çeşitli öğretim yöntem ve teknikleri uygulamamız gerekmektedir.
Bu düşünce doğrultusunda, ülke genelinde matematik eğitimi sorununa katkı sağlamaya yönelik olarak uygulanacak “Türkiye Problemini Çözüyor” ……… 2010 ayından itibaren planlandığı gibi Sayın Abdullah GÜL’ün himayelerinde Necip Güven ve matematiği sevdiren uzmanlar tarafından başlatılmalıdır.
GİRİŞ :
Her alanda hızlı değişimlerin izlendiği günümüzde, Eğitim-Öğretime çok daha fazla önem verilmesi gerektiğinden, Ülkemizde ulaşmamız gereken büyük hedefler bulunmaktadır
Öğrenme kuramlarından bir diğeri ise, öğrenmeyi bireyin çevresi hakkındaki
bilirleriyle açıklamaya çalışan bilişsel öğrenme kuramıdır. Bilişsel kuramcılara göre
öğrenme bireyin içinde, kafasında olan zihinsel bir süreç, bir problem çözmedir.
Bilgi toplumlarında eğitimlerin çok ciddi bir biçimde yer tuttuğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bir ülkenin kalkınmasında, bir bilgi toplumunun oluşturulmasında, ülkenin geleceği açısından matematik öğretimi de önemli bir yer tutmaktadır. Matematik eğitim ve öğretimi toplumda bireyin düşünce ve ufkunun gelişmesini sağlar. Bir bakış açısı, farkı bir açıdan yorum getirmeyi öğretir.
Ülke çapında başlatılması istenilen bu kampanya doğrultusunda, ……… İli olarak gerekli hazırlıklara başlanmalı İl Belediye Başkanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliğine gidilerek, ………. 2010 ayı içinde başlatılacak kampanya ile ilgili eğitim potansiyelinin harekete geçirilmesi gerekmektedir.
KAMPANYANIN GENEL AMACI:
Kampanyanın amacı; Bireyin hayatta karsılaşabileceği sorun veya problemleri en kısa yoldan
çözüme kavuşturmak; matematik öğretiminin en önemli amacıdır. Bu amaçla
matematik öğretiminde etkili ve kalıcı bir öğrenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun
yapılabilmesi için de öğrencilerin matematik dersine karşı ilgi duymaları ve bu
ilginin arttırılması gerekir. Olayları araştıran, fikirleri inceleyen üretken bireyler
yetiştirebilmek için matematik öğretimi şarttır.
Günümüzde öğrencilerin önemli bir çoğunluğu tarafından zorlanılan bir ders olan matematik; fen bilimleri, sosyal bilimler, tıp, ekonomi gibi bilimlerin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Türk Dil Kurumu’na göre matematik; aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adıdır.
Bir düşünce hatta bir yaşam biçimi ve evrensel bir dil olan matematik, günümüzün hızla gelişen dünyasında birey, toplum, bilimsel araştırmalar ve teknolojik gelişmeler için vazgeçilmez bir alandır
İnsan yeteneklerinin ortaya çıkarılmasında,yönlendirilmesinde, sistemli ve mantıklı bir düşünce alışkanlığının kazandırılmasında amaç ve insanın tüm etkinliklerinde kullanılan bir araç, işlem becerileri, sayılar ve işlemleri yeni durumlara uygulayabilme ve problem çözmeyi geliştirmek için uygulanan süreçtir
Genç ve çocuk nüfusumuza, matematiği eğlenceli hale getirtmek, sevdirmek ve onu hayatında kullanabilmesini öğretmek,başarısız olmasını engellemek saygın bir kişilik ve yer kazanmasına zemin hazırlamak gereklidir.
KAMPANYANIN ÖZEL AMAÇLARI:
Ezberci bir yapıyı içinde barındıran geleneksel yaklaşımla araştırıp soruşturan, sorgulayan, bilginin üzerinde düşünen bireylerin yetişmesini beklemek neredeyse imkânsızdır. Bu yaklaşımda kendisine hazır olarak sunulmuş olan bilgiyi akılda tutup sorulduğu zaman yanıt verebilen öğrenci başarılı sayılmaktadır. Ancak bilginin işlenme, kullanılma süreci göz ardı edilmektedir. Bütün bu problemlerin ışığında son yıllarda öğrenme eylemine ilişkin
yapılandırmacı yaklaşım anlayışı gündeme getirilmiş ve okullarımızda uygulanan
programların bu yaklaşım çerçevesinde şekillenmesine karar verilmiştir.
Günlük yaşamın her alanında herkes için gerekli olan çözümleyebilme, usa vurabilme, iletişim kurabilme, genelleme yapabilme, yaratıcı ve bağımsız düşünebilme gibi üst düzey davranışları ve kazanımları geliştiren bir alan olarak matematiğin öğrenilmesi bir zorunluluktur.
Çünkü günümüzde hiçbir birey ya da kuruluş, farklı birey ya da düzenlerle karşılıklı
bir ilişki içine girmeden etkili ve verimli çalışamamaktadır.
Toplumun bireylerini yetiştirme ve onları başarılı bir yaşama hazırlama görevlerine sahip olan okullarımız, geleneksel eğitim sistemleriyle bu işlevini yerine getirememekte, çağdaş toplumların ihtiyaçlarına hizmet edecek bireyler yetiştirememektedir.
Bilginin çağdaşlaşmakta en büyük silah olduğu çağımızda teknolojinin ilerleyebilmesi için sorgulayan bireylerin sayısının artması gerekmektedir. Bu amaçla matematik öğretimine gerekli önem verilmeli ve uygulanacak öğretim metotları iyi seçilmelidir.
Ülkemizde, öğrencilerimiz okulda öğrendiklerini genellikle ezberledikleri için
günlük hayatlarında kullanamamaktadırlar.
Öğrencilerimizin, kavrama basamağındaki sorularda nispeten başarılıyken, analiz ve
sentez yapmalarını, yani üst düzey düşünme yeteneklerini kullanmalarını gerektiren
sorularda başarısız oldukları dikkat çekmektedir.
Araştırmacılar; öğrencilerin aktif öğrenme süreci içerisine katıldığı zaman
matematik öğretiminin etkili olduğunu, bu yüzden matematik öğretmenlerinin
anlatım şeklindeki öğretmeye bağlı olmamalarını ve somut öğrenmeyi sağlamak için
öğrencileri teşvik eden; araştırma-kesif, el ile yapılan etkinlikleri ve interaktif grup
çalışma stratejilerini kullanmalarını tavsiye etmektedirler.
PROJENİN KAPSAMI:
Bu Proje, okul çağındaki her öğrencinin eşit şartlarda eğitim ve öğretime sahip olmasının nasıl sağlanacağıdır. Bunun için bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak için matematik öğretiminden başlanılması sorunu bir nebze azaltabilir. Her meslekten öğretmen adaylarının matematik öğretimi verilecek toplumda matematiğe olan ilginin artması sağlanabilir. Bu bağlamda iyi niyetli bu ülkenin çocukları için, toplumun geleceği için elinden geleni yapmaya çalışan insanların çabası boşa çıkarılmamalı ve desteklenmelidir.
KAMPANYANIN BAŞLANGIÇ TARİHİ VE SÜRESİ
Kampanya tüm Türkiye’de olduğu gibi İlimizde de 2010 ….. ayında başlatılacak ve 5 (beş) yıl içerisinde hedeflenen amaçlara ulaşılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
HEDEFLER:
1-Düşünce alışverişi, matematiğin sağladığı olanaklarla daha kısa, öz ve açık biçimde olabilir. Matematiğin sağladığı kavram ve bağıntılar düşünce alış verişinde önemli rol oynar. Matematikten yararlanabilmek, matematiksel kavram ve ilişkilerle sunulmuş olan düşünceleri, yolunu doğru ve tam olarak anlayabilmek ve düşünenleri bu kavram ve ilişkilerle başkalarına anlatabilmek ve düşünce yollarını kullanabilmek demektir. Bu güç anlamada ve anlatmada
matematiksel kavram ve bağıntılardan yararlanabilme derecesidir
2- Matematiğin eğitimi yaparken öğrencilere matematiğin dört işlemden ibaret olmadığını özellikle vurgulamak öğretmek gerekir. Bilgi toplumunda matematik öğretiminde yeni bir model oluşturmanın gerekliliği ortaya koyulmalıdır. Bilgi toplumunda okullarda öğrenim-öğretme yöntemlerinin etkin bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir.
3- Matematik birey özgür düşünmeyi, olayları doğru algılamasına yardımcı olur. Matematik eğitimi verirken problemler hayatın bir yüzünü oluşturmalıdır. Matematik öğrenimini gerçekleştirirken bilgi toplumunu oluşturan öğelerin aralarında önemli bir ilişki kurulması gerekmektedir. Çeşitli meslek grupları ve hatta üreten ve tüketen toplumlardır. Bunların arasında matematik eğitimi bir köprü vazifesi olmalıdır. Matematik öğretimi ortak bir bağ olarak görülmesi gerekirse matematiğin bilgi toplumunun oluşmasında nedenli etken bir faktör olduğu ortaya çıkar.
4- Günümüzde özellikle ilköğretim de matematik öğretimine özel bir çaba sarf
edilmelidir. Bu yaştaki öğrencilerin matematiğin ne olduğunu, matematiğin değerini, matematiğin yapabileceği görevi olması, karşılaştıkları sorunları matematiksel problemlerle ifade edebilme ve çözme matematiksel işlem gücünü arttırmayı amaçlayarak öğretim yapılmalıdır. Eğer bunların üzerinde yeterince durulmuyorsa ve bunların başarılması için bazı yardımcı düzenlemeler yapılmıyorsa beklentilerimiz sonuçta boşa çıkabilir. Bunların başarıya
ulaşmasında en önemli etkenler bu sınıflarda okutulan ders kitapları ve yardımcı kitaplardır. Bunun yapılabilmesi için okullarımızın bir matematikte standardı yakalaması gerekmektedir.

29 Temmuz 2010

Merhaba Necip Hocam, ''Matematikle Barışıyorum'' kitabıyla ilgili görüşlerimi beğendiğiniz için teşekkür ederim ayrıca 2-3 kez okumayı istemeniz de memnun ederken,benim az da olsa matematik alanında yol katettiğim gösteriyor galiba. Göndermiş olduğunuz bir mail'de ''Matematikle Barışıyorum'' kitabını bitirip değerlendirme yaptıktan sonra ben sana sırayla hangi adımları atman gerektiğini yazılı olarak bildireceğim.O plan dahilinde çalışınca o gözünde büyüttüğün çalışmaların ne kadar hızla ilerlediğini ve sana ne kadar zevk verdiğini görünce çok şaşıracaksın." demiştiniz eğer sizin için bir meşguliyet teşkil etmeyecekse 10 Ağustos tarihinde matematik derslerine başlayabiliriz şimdiye kadar ben kitapları inceledim okudum yapabilirmiyim yapamazmıyım diye düşündüm son yazmış olduğunuz yazı da beni çok mutlu etti.Kitaplardan nasıl çalışacağımı nasıl bir yol izleyeceğimi gösterirseniz size çook minnettar kalırım artık bende rakamlarla barışık olmak ve yaşım irerlese de matematik öğretmeni olmak istiyorum hala beynim tertemiz A4 kağıdı gibi sizin yöntemlerinizle ve göstereceğiniz adımla matematiği yeni baştan keşfedeceğim çünkü matematiği çok seviyorum.Yaşım 24 ama beynim hala ilkokula başlayan öğrenci beyni gibi inşallah başarırım şu matematiği de gerçekten matematik aşığı bir insan olurum.

Çalışmalarınızda Başarılar Dilerim.

Rumuz:matematiğinaşığı

4 Temmuz 2010 Pazar

Anneler İçin Yürek Isıtan Şiirler

Genç Kartalı Nasıl Tavuk Yaptılar ?

Koca kartal yumurtasın kaptılar,
Bir tavuğun altına kuluçkaya attılar.
Onu alıp çok ucuza sattılar.
Yıllar yılı tavuk gibi yaşadı,
Kanat açıp bir kerecik uçmadı.

Tavuk gibi yem dersleri almıştı,
Yem arayıp hayallere dalmıştı.
Ara sıra aklı başına gelmişti,
Bir rivayet ``Atam Kartal`` demişti.
Bu rivayet çevresini güldürdü,
Genç kartalı hiç doğmadan öldürdü.

Uçmak güzel dedi, ona sakın dediler,
Bir denesem dedi, kahkahayla güldüler.
Gel çocuğum diye bir kümese verdiler.
Ah kartalım senin başın yediler.
Bu hikâye kartallara ders olsun,
Uçma dersi alalım da bu katliam son bulsun.

Necip Güven Eskişehir 12 Haziran 2008

Bu şiir kartalların marşlarını ( Mehter Marşı ) dinleyip tavuk gibi yaşamakta ısrar edenlere ithaf olunur.
( Necip GÜVEN )

Oturun Matematikçiler Rahat Oturun !

Oturun matematikçiler, oturun,
Fildişi kulelerde rahat oturun.
Öğrenciler matematikte batıyor,
Sizin de şanınız durmadan artıyor.

Övünecek şeyler ararsan,
Bulursun , merak etme çok.
Dünya çocukları yarışırken meydanda,
Bizim çocuklar neden ortalarda yok.

Mazeret samur kür,
Üstüne alma, hemen at.
Tatil köyleri seni bekler,
Denize gir, sırt üstü yat.

Bu konuda eksiklerin saydın mı ?
Matematiğe bir tuğla da sen koydun mu ?
Aynı hamam , aynı tasla yıkanırken biz ,
Matematikte dünya nerde duydun mu ?

Vazgeçmez , bu kafayla gidersek eğer,
Sırtımıza vururlar daha çok semer.
Ataların kan vermiş , senden istenen biraz ter,
Bu güzel gençler her şeye değer.

Çözüm istersen sevgiyle başla
Zorluklar aşılır inançla, aşkla.
Sen istersen tüm zorluklar yok olur,
Korku biter , bu çocuklar kurtulur.

Necip GÜVEN Eskişehir 02 Ağustos 2008

MATEMATİK YOLLARI DAR, BU KONUDA ŞİKAYETLER VAR !!!

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var…

Matematik dersini
Başa bela yaptınız.
Yeni yöntem bulmayıp
Suçu bize yıktınız.


Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var…


Dünya hızla giderken
Siz frene bastınız.
Notu bir silah yapıp
Öğrenciyi astınız.


Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var…


Bilimlerin şahını
Kara bela yaptınız.
Çözmek varken sorunu
Çıkmaz yola saptınız.


Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var…


Cem Yılmaz’ın ağzına
Bizi sakız ettiniz.
Boş nutuklar çekerek
İşinize gittiniz.


Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var…


O kocaman kartalın
Kanadını yoldunuz.
Şimdi oldun bir tavuk
Diye ona güldünüz.


Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda projeler var…


Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda projemiz var…

Söz : Necip GÜVEN 10 Mayıs 2008 Eskişehir
Beste : Evreşe Yolları Dar ( Anonim )

Anne Bana Masal Anlat !

Anne bana masal anlat,
Olur evlat, olur evlat.
Bir ülke varmış
Orda kartallar yaşarmış.
Çevrenin tek hâkimi
Hastaların hekimiymiş.
Gün olmuş zaman gelmiş,
Kartallar çok yorulmuş
Hasta hasta uçmuş ama
En sonunda vurulmuş.
Çaylaklar saldırmış yurduna
Kartallar düşmüş can derdine
Kanatları kırılmış
Kelepçeler vurulmuş.
Hapsedilmiş yurduna
Düşülmüş can derdine
Bu duruma çıldırmış
Can havliyle saldırmış,
Yurdundaki işgalleri
Son bir gayret kaldırmış.
Yorgunluktan bitap düşmüş
Kanatları hayli şişmiş.
Hayli zaman uçamamış
Mutlu mutlu yaşamamış.
Çevresinden telkin gelmiş
Artık tavuk oldun denmiş
Atasıyla övünmek serbest
Tavuk dersi alsın herkes
Kümeslere hız verilsin
Yaşasın, herkes sevinsin.
Tavuk olmak ne rahat
Çekelim birer gazel
Türkümüz ne de güzel.
‘’Aslı, nesli kartal olan,
Şanlı, büyük tavuklarız biz.
Süslü püslü kümeslerde
Yemlenmeyi çok severiz.

Şu kümes var ya şu kümes
Ne de güzel değil mi?
Haydi kızım çalış
Kendini bu kümese at,
Oh ne rahat , ne rahat.

Ellerde yalancı aynalar
Oğlum bak kendine
Çok çalışmalısın
İyi bir tavuk olmalısın.

Anne yeter nasıl masal ?
Mantık bunu neresinde ?
Adı masal olsa bile
Kartal tavuk olur mu hiç ?

Doğru oğlum değil masal,
İsterim ki sen ders al.
Sürse de böyle oyun
Milletimiz olmaz koyun.
Tarihe bak, böyle yazar,
Kartallar hep oyun bozar.
Bu duruma denir fetret
Sonu gelir biraz sabret.
Beklerim gözüm yolda
Çılgın kartallar nerde ?
Zaman geldi, vakit yakın,
Analar artık duaya çıkın,
Analar artık duaya çıkın.
İnanın zafer çok yakın !
İnanın zafer çok yakın!.

Necip Güven Eskişehir 28 Ekim 2009

Uyuyan Dev Uyanacak !

Sallayın ha , sallayın,
Uyuyan dev uyanacak!
Ver eline topu, popu
İki güzel oyuncak.
Sallayın ha , sallayın
Uyuyan dev uyanacak!

Kötülüğü vitrin yapın
Öz değerler silinsin.
Kavgalara benzin dökün
İnsanları sürünsün.

Sallayın ha , sallayın,
Uyuyan dev uyanacak!
Ver eline topu, popu
İki güzel oyuncak.
Sallayın ha , sallayın
Uyuyan dev uyanacak!

Fikirlere zehir katın
Herkes zokayı yutsun
Toplamasın kendini
Vücudu sıtma tutsun.

Sallayın ha , sallayın,
Uyuyan dev uyanacak!
Ver eline topu, popu
İki güzel oyuncak.
Sallayın ha , sallayın
Uyuyan dev uyanacak!

İçlerine fitne ekin
Hiç el ele vermesin
Senaryoyu yazdığımız
Sakın ha bilinmesin.

Sallayın ha , sallayın,
Uyuyan dev uyanacak!
Ver eline topu, popu
İki güzel oyuncak.
Sallayın ha , sallayın
Uyuyan dev uyanacak!

Necip GÜVEN Eskişehir 14 Kasım 2009

Yanardağlar Üstüne Küçük Filizler Diktim !

Yanardağlar üstüne
Küçük filizler diktim.
Bak deliye dediler
Kahkahayla güldüler.

Tüm sevgimi sera yaptım
Ona canım gibi baktım.
Hani nerde suyum dedi.
Gözyaşlarım pınar yaptım.

Bahar geldi yanardağa
Tutmaz denen filiz tuttu,
Ezberciler şaştı işe
Yurdumuza geldi neşe

Anadolum , güzel yurdum,
Toprağına âşık oldum.
Çözülmeyen sorunların
Cevabını sende buldum.

Yunus dedi sevgi suyum
İçseniz de bitmez suyum.
Öğrenmenin ilacı da
Biraz sevgi biraz oyun.

Mevlana da dile geldi,
Haydi gelin bana dedi.
Güzel bakın, güzel görün
Bak o zaman kalmaz sorun.

Sinan dedi ilme bakın
Olsun size ırak yakın.
Yapın özgün projeler
Zirveler olun yakın.

Hoca dedi sözüm yalın
Fıkralarım ele alın.
Önyargılar neymiş size
Onu alın, yer çalın.

Kartalsınız bunu bilin
Tembelliği yere çalın.
Batı size ilaç olmaz.
Çözüm için bizi alın.

Necip GÜVEN Eskişehir 27 Ekim 2009

Bir Şair İstiyorum !

Bir şair istiyorum,
Gerçekleri yazacak.
Bir şair istiyorum,
Ezberleri bozacak.

Bir şair istiyorum,
Acıları dindirecek.
Bir şair istiyorum,
Volkanları söndürecek.

Bir şair istiyorum,
Derde derman olacak.
Bir şair istiyorum,
Yaraları saracak.

Bir şair istiyorum,
Zorluğu aştıracak.
Bir şair istiyorum,
Gençleri coşturacak.

Bir şair istiyorum,
Korkuları yakacak.
Bir şair istiyorum,
Kümesleri yıkacak.

Bir şair istiyorum,
Kartalları uçuracak.
Bir şair istiyorum,
Çaylakları kaçıracak.

Bir şair istiyorum,
Zamanı durduracak.
Bir şair istiyorum,
Milleti kaldıracak.

Bir şair istiyorum,
Şiiri ok olacak.
Bir şair istiyorum,
Korkular yok olacak.

Bir şair istiyorum,
Yeisi öldürecek.
Bir şair istiyorum,
Milleti güldürecek.

Necip GÜVEN Eskişehir 23 Ekim 2009

Ben Sevdamı Satmadım!

Benim büyük sevdam
Seni hiç aldatmadım.
Sana biçilen fiyatlara
Yan dönüp te bakmadım.

Defalarca düştüm yere
Seni hiç bırakmadım.
Senden başka sevdaya
Yan dönüp te bakmadım.

Senden gelen cefayı
Kimseye anlatmadım.
Kur yapan güzellere
Yan dönüp te bakmadım.

Yüreğimle sardım seni
Bir defa ıslatmadım.
Sensiz olan rüyalara
Yan dönüp te bakmadım.

Senden gelen cefalara
Kapımı kapatmadım.
Sensiz gelen sefalara
Yan dönüp te bakmadım.

Üzüldüm, ağladım, kendime küstüm.
Yarama yazdığım şiiri bastım.
Seni zirvelerin üstüne astım,
Paraları yetmedi seni satmadım.

Yüreğime sığmıyorsun
İcabına bakacağım.
Anneleri sevgisine
Şeker diye katacağım.

Necip GÜVEN Eskişehir 21 Ekim 2009

Annelere Sesleniş !

‘’Bu şiiri , önce en zor günlerimde bana kol kanat geren , çalışmalarımı yüreklendirici konuşmaları ile daima destekleyen Dürdane ELHAN ve Müyesser Saka Öğretmenlerime ….. Daha sonra da yüreği sevgi dolu tüm annelere armağan ediyorum….Necip GÜVEN
19 Ekim 2009 Pazartesi ‘’

ANNELERE SESLENİŞ !

Ne olur anneler, çaresizce bakmayın,
Gözyaşlarınızı tutun, o bayrama saklayın.
Kâbus bitti, bak kartallar gelecek,
Anadolu bayram yapıp gülecek.

Yarınları ne olacak hiç korkma,
O masum yavrunu öp, sarıl ve kucakla.
Kartallara zindan olan kümesler yıkılacak,
Hedeflenen zirvelere birer birer çıkılacak.

Bu dava bizim için namustu,
O gördüğün gerçek değil kâbustu.
Yeter, son ver bitsin artık bu ağıt.
Mutfağında helvanı yap ve dağıt.

Bak tarihe, bu millet ne badireler gördü.
Anadolu’yu hakir gören hem sağırdı hem kördü.
Savaştasın üç silahın var unutma !
Güzel kitap, yazan kalem ve kağıt.

Bir zamanlar bu davaya Dürdaneler, Müyesserler baktılar.
Önümüzde sönmez ışık yaktılar.
Zaman geldi, koşan atlar yoruldu,
Bayraklar genç kartala verildi.

Genç kartallar ufuklara bakındı,
Haydi gayret , zaten zirve yakındı.
Bir silkindi, çılgın gibi koşturdu,
Anadolu insanını coşturdu.

Bir milleti ilerleten ufuktur,
Madenimiz altın değil çocuktur.
Eğitimdir kaliteyi getiren
Çözüm olup problemi bitiren.

Dürdane Elhan ve Müyesser SAKA Hocalarımın şiirime verdikleri cevap mesajları....

Sayın NECİP Bey, yazdığınız şiire teşekkür ederim.Çok zarif bir jest yapmışsınız. Başarılarınızın devamını dilerim.Yaşam kısa sizde koşuyorsunuz bu koşuşturmalarda inşallah daha çok basarılar yakalayacaksınız.Selamlar…Dürdane ELHAN

Teşekkür ederim. Beni de çalışmalarınızda andığınız için. Kolay gelsin. Başarılar.
Müyesser SAKA

Merhaba Dürdane ve Müyesser Hocam, ben sizleri her zaman anıyorum.Sizlere (Dürdane ELHAN; Müyesser SAKA,G.Veli KİŞİOĞLU ve Basri KÖSELER ) beni ve projelerimi destekleyen arkamdaki ``Muhteşem Dörtlü`` diye takdim ediyorum.

BKNZ. http://www.hikayeler.net/yazilar/129151/arkamdaki-muhtesem-dortlu-1-

http://www.hikayeler.net/yazilar/129152/arkamdaki-muhtesem-dortlu-2-

Sizleri hiç bir zaman unutmadım, unutmayacağım.

Eğer sizin zamanında yaptığınız çalışmalar olmasaydı ve benim çalışmalarıma destek olmasaydınız ortada ne Necip GÜVEN diye bir ne de eserleri olurdu.Bu bir bayrak yarışı .Bir süre daha çalışıp bu projeleri gençlere emanet edecek duruma geldiğim zaman da ben de sizin bana yaptığınız gibi ``Haydi gençler ben nöbetimi tamamladım artık bu emaneti size gönül rahatlığı içinde emanet edebilirim.Size inanıyorum ve güveniyorum.Beni ve projelerimi aşan çalışmalar yapacağınıza da inanıyorum.Haydi bayrağı teslim alın diyeceğim.``

Ben bu projeleri sıfırdan başlayıp buralara getirmedim ki sizin koyduğunuz tuğlaların üstüne ben de sizin verdiğiniz destekten cesaret alarak yeni tuğlalar koydum.Hepsi bu kadar.Ellerinizden öperim. Size ve ailenize sağlıklı ve mutlu yaşamlar dilerim.Öğrenciniz Necip GÜVEN

Necip GÜVEN Eskişehir 19 Ekim 2009

Annelerle Kuracağız !

Gönüldeki kirleri
Mevlana’mız silecek.
Kavgalar sona erip
Kardeşlik yeşerecek.

Yeni sistem içine
Yunus’u alacağız.
Onun sevgi ilacıyla
Tedavi olacağız.

Hocamız eşeğiyle
Aramıza dönecek.
Araçlar korna çalıp
Hoş geldiniz diyecek.

Gençlerin hedefleri
Sinan gibi olacak.
Kuraklık sona erip
Projeler yağacak.

Kirli akan sularımız
Yavaş yavaş durulacak.
Bu ezberci zihniyet
Canevinden vurulacak.

Bu köhnemiş sisteme
Çareler bulacağız.
Muhteşem geleceği
Annelerle kuracağız.

Necip Güven Eskişehir 28 Ekim 2009

Biz Bu İşi Başarırız Arkadaş !

Biz bu yola inanarak çıkarsak,
Bir yanımıza Sinan’ımız alırsak,
İçimizdeki hazineyi bulursak,
Biz bu işi başarırız arkadaş.

Mesnevi’den doğru dersler alırsak,
Karanlıktan çıkıp aydınlığı bulursak,
Filleri de aydınlıkta görürsek,
Biz bu işi başarırız arkadaş.

Yunus’u anlayıp sevgimizi katarsak,
Sevgideki mucizeyle yanarsak,
Aşkımızla Kerem gibi olursak,
Biz bu işi başarırız arkadaş.

Fıkralardaki inceliği anlayıp,
Sorunlara Hoca gibi bakarsak,
Tarık gibi gemileri yakarsak,
Biz bu işi başarırız arkadaş.

Mazeretleri bir bir çöpe atarsak,
Yapamamı Kaf Dağı’na satarsak,
Bu iş için şairlikte yaparsak,
Biz bu işi başarırız arkadaş.

Gözümüzle zirveleri görürsek,
Biz bu işe gönlümüzü verirsek,
Tüm çılgınlar bir araya gelirsek,
Biz bu işi başarırız arkadaş.

Necip GÜVEN Eskişehir 08 Temmuz 2008

Öğren Ama `` Okuma Yazma Öğretimi ``

Okullarda almıştık ne güzel de eğitimi
Öğren amma ‘’Okuma Yazma Öğretimi’’
Sayısalı iyi doldur, çabuk zengin ol oğlum,
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Cahillikle savaş açıp, dağa, taşa okul yaptırdık,
Alfabeyi öğrenip ne de güzel döktürdük,
Doksan yaşında nineme de okumayı söktürdük.
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Cahilliği yendik diye bayram yaptık öğündük,
Halk eğitimle kurslar açtık sevindik,
Kütüphane bomboş diye dövündük.
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Al eline kumandayı, dizilerde hep gezin,
Gazeteyi aç önünde , bak önünde magazin,
Kartal millet tavuk oldu, ne hazin.
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Başkasında kusur bulma, hepsi bizim suçumuz,
Söyleyelim kitap okur kaçımız,
Bu kafayla biter mi hiç Aç’ımız.
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Avrupa zamanında kitapları yakardı,
Benim atam kitaplara gözü gibi bakardı,
Dediğini hiç duydun mu hey oğul.
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Çocuktur bu söyleneni anlamaz ,
Kitap oku dersin tınlamaz,
Görmek ister, sen almazsan hiç almaz.
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Okumazsak, sorunlar hep köz olur.
Okur isek dere tepe düz olur.
Böyle saçma mantığa inananlar az olur .
Öğren amma sakın okuma, yazma.

Necip GÜVEN Eskişehir 18 Ekim 2009

Vatanını Seviyorsan

Bıktık artık,
Hep şikayet, şikayet.
Vatanını seviyorsan,
Durma hiç, proje üret.

Sen daha çok bekle,
Kurtarıcı gelecek.
Boş verip çalışmazsan,
Millet nasıl gülecek.

Ana kaynak insandır,
Bunu sakın unutma.
Dünya hızla küçüldü,
Üretirsen yaşarsın.

DÜNYA HIZLA KÜÇÜLDÜ

Dünya hızla küçüldü,
Oldu derler global.
Biz de yanlış anladık,
Araba al, dolap al.

HUZUR YOK

Huzur yok, mutlu değil evimiz.
Sakız gibi çiğneriz,
Özde değil,
Sözde kalır sevgimiz.

Necip GÜVEN Eskişehir 15 TEMMUZ 2007

Barajlar Patladı !

Merhaba Dostlar.Bende bir koşuşturmacadır gidiyor.Yapılacak çok iş, hayata geçirilecek çok proje olduğu için gün boyu adeta kendimi kovalıyorum ama kendime bir türlü yetişemiyorum.

Şu anda önümde yapmam gereken çok önemli projeler var.İşe ‘’Ali yat, uyu’’ cular gibi sarılsam 2-3 saatte bitecek ama huyum kurusun uyduruk proje yapmaya bir türlü alışamadım.Bizim gençlerin takip ettiği iki proje vardı.Geçen gün saat 22.00’de telefon edip ‘’Hocam, bu projeyi yarın sabaha istiyoruz.’’ dediler.Saat 23.00 bilgisayarın başına oturup saat 05.00 kadar çalıştım.Bitireyim derken uykudan başım düşmeye başladı. Mecburen telefonu saat 06.00’ya kurup 1 saat uyudum.Sonra da kalkıp projeyi tamamladım.

Sabah gençlere bozuntuya vermeden ‘’Gençler, iki yarım proje mi yoksa bir tane harika proje mi istersiniz?’’ dedim. ‘’Ağabey, bir tane olsun ama adam gibi olsun.’’ dediler.

Ben de ‘’O zaman projenin biri bitti ve çok harika oldu, gönderiyorum.’’ dedim.
İkincisi o günden beri hala bekliyor. Anlaşılan ilham perisi gelecek ve onu da bir oturuşta bitireceğiz galiba.

‘’Hocam, bunu bize neden anlatıyorsunuz ?’’ derseniz. Başladığım ve yarım kalmış yazı dizilerinin ikinci veya üçüncü bölümlerinin ne zaman yayınlanacağını şu anda ben de bilmiyorum.

Mesela şimdi kafam yorulmuştu ben de iş değiştirip şiir yazmaya geçtim. Sıcağı sıcağına,
dumanı tüterken ikram edeyim dedim. Dikkat edin lütfen, eliniz yanmasın !

ARTIK KARTALLAR UÇAR !

Mevsime bak , kış geliyor,
Benim gönlümse bahar.
Merak etme 10. köy,
Artık kartallar uçar.

BARAJLAR PATLADI!

Barajlar patladı,
Akıyor, durmaz sular.
Rüyalar kâbus oldu,
Tutmaz oldu uykular.

Yunus yüklü bulutlar,
Yağmur olup yağacak.
Ezberci zihniyeti
Yuvasında boğacak.

Mevlana’nın gözüyle
Bakan gözler gülecek.
Kış mevsimi bitecek ,
Yine bahar gelecek.

Sinan gibi projeyi
Çılgın gençler yapacak.
Zirvelere yuva yapıp
Semalarda uçacak.

Zaman tünelinden,
Hoca tekrar gelecek.
Gerçek dolu nüktelerle
Önyargıyı silecek.

Kartalların rüzgârıyla
Kaleleri uçacak.
Sahte kurtarıcılar
Deliklere kaçacak.

Türk Milleti büyüktür,
Yine büyük kalacak.
Öldük, bittik diyenler
Yine hava alacak.

Necip GÜVEN Eskişehir 14 Ekim 2009

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Anneler Müjde ! Matematik Cevap Bankası Kuruluyor

Sitemizin Sloganı : Anneler Müjde ! Matematik Cevap Bankası Kuruluyor

Blogumuzun Adı :http://cocugumamatematigioyunlaogretiyorum.blogspot.com

Blogumuz herkese açık olmakla birlikte temel müşteri kaynağı olarak anneleri seçmiştir.Bu konuda Abraham Lincoln'ün '' Dünyada okuduğum en güzel kitap nedir diye sordular. "Annem" adlı kitaptır dedim.'' sözünü çok beğeniyorum.

10 yıldır yaz, kış,cumartesi,pazar demeden çalışmama , çok önemli projelere imza atmama rağmen şimdilik istediğim sonuca ulaşamamın ik ana nedeni olduğunu gördüm.

Birincisi projelerimi anneler odaklı yapmam gerekirken resmi kurumlara kabul ettirmeye çalışarak boşuna zaman,para ve enerji kaybettim.

İkincisi de kişisel gelişimde batılı yazarların kitaplarına abartılı şekilde kapılarak ''Mimar Sinan,Mevlana, Yunus ve Nasrettin Hoca''nın hayat felsefelerine uzak kalmamdır.

Yaşadığım acı tecrübeler bunu tüm çıplaklığı ile ortaya koydu.Aslında çözüm ne kadar yakınımda imiş te kör olan benmişim.Evet, evet, çözüm anneler ve ana ayaklarını
''''Mimar Sinan,Mevlana, Yunus ve Nasrettin Hoca''nın hayat felsefesinin oluşturduğu kendi kültür zenginliğimizmiş.

Sohbet ettiğimiz bazı dostlarıma yeri geldiğinde şu itirafta bulunuyorum.''Arkadaşlar , ben Nasrettin Hoca'mızı keşfettim ama malesef 50 yaşında.Şu anda yaşım 55.
Yani bundan 5 yıl önce.Şimdi artık eğer anneler yeterli desteği verirse işimin artık eskisine göre çok kolay olduğunu biliyorum.Ben çok güzel ve şifalı suyu olan bir pınarım.
Benim pınarımın suyunun ana kaynağı benden yardım sisteyen annelerin ve çocukların her türlü paylaşımlarıdır.

Bundan sonra yeni çalışmalar yapmam , bu çalışmaları sürdürmem tamamen annelere bağlı.Lütfen bu sözlerimi yanlış anlamayın, nazlanıyor falan değilim.Çünkü annelerin desteği olmadıktan sonra istesem de sürdürmem mümkün olmaz.Ben de mecburen daha önceki ''Matematikle Barışıyorum'' ve '' Etkili ve Pratik Yöntemlerle Çarpma Öğretimi ve Dört İşlem'' kitaplarına takılı kalır, yeni proje ve kitaplar üretemem.

Anneler ''Matematiği Sevdiren Adam'' adlı güzel ve şifalı suyu olan bir pınarın kurumaması için bu pınarı besleyin.Yani ''Matematik Soru Bankamıza'' yarım yapınız.

Bu gün 4 Temmuz pazar saat sabah 07.00.'ve ben çok sevinçliyim.Çünkü Antalya'dan Eczacı anne Hilal Özyurt ''Sevgili Necip GÜVEN ben Antalya'dan Hilal Özyurt.Oğlum Tarık bu sene 4.sınıfa geçti.Öğretmeni bu tür soruları ezbere anlattığı için anlayamadı.Tarık ya bunları oyunla ya da eğlenceli şekilde sizin yardımınızla bilginizle onun anlayabileceği şekilde anlatmak istiyorum. Ben nasıl yardımcı olabirim .Sizin desteğinizi bekliyorum.şimdiden teşekkür ediyorum

(Not:Soruların cevaplarını benim ve oğlumun anlayabileceği şekilde cevaplar mısınız? Çok sağolun.) notu ve altında da 9 soruluk bir liste gönderdi.Anlayacağınız müjdesini
'' Sitemizin Sloganı : Anneler Müjde ! Matematik Cevap Bankası Kuruluyor.Blogumuzun Adı :http://cocugumamatematigioyunlaogretiyorum.blogspot.com'' başlığı ile verdiğimiz ''Matematik Cevap Bankasına '' ilk yatırımı ''Antalya'dan Tarık oğlumuzun annesi Eczacı Hilal ÖZYURT Hanım yapmış bulunuyor.

Hilal Hanım , ilerleyen günlerde ve yıllarda ''Matematik Cevap Bankamıza'' yatırım yapmakla ne kadar isabetli bir yatırım yaptığını yaşayarak görecektir.Yani bu ticaretten hem hiala Hanım hem de ben çok karlı çıkacağım.Kısaca bu ticaretten ikimiz de çok karlı çıkacağız.İlerleyen günlerde çalışmalarımdan boş kaldıkça Hilal Hanım'ın gönderdiği 9 sorunun oyunlaştırılarak nasıl anlatılacağını gösteren senaryolu problem çözümlerini hem Hilal Hanım'a göndereceğim hem de ilerleyen günlerde açacak olduğum ''http://cocugumamatematigioyunlaogretiyorum.blogspot.com'' adlı Bloğumda diğer annelerle paylaşacağım.


Eğitimci-Yazar Güven'den "Matematiğin Temelleri Ana Sınıfında Atılmalı" Tezi

Eğitimci-yazar Necip Güven, matematik öğretiminin temellerinin ana sınıfında atılmaya başlanması gerektiğini savundu.

Güven yaptığı açıklamada, öğrenmenin doğumla başlayıp, ölene kadar devam eden bir süreç olduğunu belirterek, "Yapılan araştırmalar, insanların hayatını yönlendiren bir çok alışkanlığın temelinin 0-5 yaş arasında atıldığını ortaya koydu. Üretici firmalar için müşteri denince hiç bir yaş sınırı yoktur. Reklamlarını yaparken, ürünlerinin hedef kitlesini tanımladıktan sonra reklamlarını bu profile göre dizayn etmektedirler. Örgün eğitim sistemlerinde ise, eğitim ve öğretimde plan ve programlar genellikle

ilköğretim birinci sınıfa göre şekillendirilmektedir. Bu ise, öğretimde ileriki yıllarda telafisi zor sıkıntılara yol açmaktadır. Özellikle matematik öğretiminde kreş ve ana sınıfında çocuklara uygun programlar geliştirilmediği için öğretilecek bilgiler biriktirilmekte ve okula başlar başlamaz çocuklara bu bilgiler birden alışılageldik yöntemlerle yoğun şekilde öğretilmeye çalışılmaktadır. Bu, hem çocukları dersten uzaklaştırmakta, hem de anne ve babaları psikolojik olarak sıkıntıya sokmaktadır"dedi.

"Matematik öğretiminin temelleri, en geç ana sınıfında atılmaya başlanmalıdır" diyen Necip Güven, şunları söyledi:

"Bu temellerin, klasik öğretim sistemlerine göre atılmasının mümkün olmayacağı eleştirisi getirilebilir. Böyle bir eleştiri, mevcut sisteme göre doğru bir eleştiridir. Ancak, çocukların bulundukları yaşlar dikkate alınarak müzik ve Oyun temelli öğretim yöntemleri uygulandığında, bu yaştaki çocukların öğrenemeyeceği düşünülen bir çok bilgiyi tecrübelerime dayanarak daha verimli şekilde verilebileceğine inanıyorum. Bana bu fırsat verildiğinde, bu tezimin doğruluğunu her platformda ispat etmeye hazırım.

Tezimi bu kadar kendime güvenle savunmamın ana sebebi kişisel değil, bir sistem savunmasıdır. Günlük hayatta yaptığımız işleri kolaylaştırıp zorlaştıran da aslında yalnız becerilerimizin eksikliği değil, çoğunlukla kullandığımız sistemlerin güçlü ya da zayıf oluşudur. Çocukların korkularının pekişmediği bu ilk yıllarda yapacağımız çocuk psikolojisine uygun öğretim sistemleri ile korkuların oluşması önlenip, matematiği sevdirmek mümkün olabilir. Bu teze karşı bunun bu zamana kadar yapılamadığı ileri

sürülebilir. Fakat bu, bundan sonra da yapılamayacağını göstermez. Günümüzden 40-50 yıl önceki mevcut sistemlerle yapılması imkansız ya da çok zor olan işler, yeni teknolojilerle daha kısa zamanda, daha az maddi imkanlarla ve daha kolay yapılmaktadır."

01.Kasım 2007

ÇOCUĞUMA MATEMATİĞİ OYUNLA ÖĞRETİYORUM

Türk toplumunda yıllardır matematik öğrenme ve öğretme bir sorun olagelmiştir. Bu eğitim sistemi içinde 45 yılını öğrenci ve öğretmen olarak geçirmiş bir sınıf öğretmeniyim. 45 yıl içinde yaşadıklarım bana matematik alanında yaşadığımız sorunların ana nedeninin zeka yetersizliği olmadığını göstermiştir.

2000 i yılların başında öğrencilik ve öğretmenlik tecrübelerim ve uzun araştırmalarım sonucunda bir eğitimci olarak çözüm için bir şeyler yapmam gerektiğini düşünerek matematik başarısızlığının anne-baba, öğrenci, öğretmen ve sistem yönünden yaşanan sorunları ortaya koyan "Matematikle Barışıyorum" kitabını yazarak kendi imkânlarımla bastırdım. 2004 yılından bu yana internette bana ulaşan anne-baba, öğrenci ve öğretmenlerin matematik öğretimine başlarken en çok çarpma öğretiminde ve buna bağlı olarak dört işlemde zorlandıklarına şahit oldum.Bu konuda yaptığım çalışmaları da 2009 yılı başında "Pratik Yöntemlerle Çarpma İşlemi Ve Dört İşlem" adında bir kitapçık haline getirerek paylaşıma sundum.

Bu konuda tüm matematik yaşantımızın temelinin ilkokul matematiği olduğu gerçeğinden yola çıkarak ilkokul matematik konularının ve problem çözümlerinin ezberden uzak , günlük hayatımızla bağlantı kurularak, konuların anlatımı ve problemlerin anlaşılması ve çözümünde yatan mantığın açıklandığı , anne- babaların ve çocukların ailede yaşadığı "Matematik İşkencesini" "Matematik Eğlencesine" dönüştürecek bir kılavuz kitap yazmayı düşünüyorum. Adını "Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum" olarak düşündüğüm bu kitapta istiyorum ki anne-babalar aradıklarını bulabilsinler, evlerde yaşadıkları matematik öğretimi ve öğrenimi sorunlarını aşabilsinler.Konu anlatımı ve problem çözümlerinde anlaşılmayan sorunları aşabilelim.

Bu çalışmanın anne-babaların sorunlarına çözüm olabilmesi için anne-babaların ilkokul matematik öğretiminde en çok hangi konu anlatımı ve problem çözümlerinde sıkıntı yaşadıklarını öğrenmek istiyorum.Daha sonra da bu konularda ürettiğim çözümlerin anne-babalar tarafından incelenerek ne kadar faydalı olduğunu test etmek istiyorum. Kısaca oluşturacağım kitapların anne-babaların dertlerine ilaç olması için desteğinize ihtiyaç duyuyorum.Ülkemizde yaşanan matematik sorunlarının toplumsal bir sorun olduğu için çözümünün de toplumun her katmanının katkılarıyla oluşacağını düşünüyorum.Sizlerin görüşleri ve destekleri olmadan yazılacak bir kitabın bir çok eksiği olacağını düşünüyorum. Bu sorun hepimizin sorunudur ancak elele verirsek çözebiliriz.Bilhassa halen ilkokullarda çocukları olan anne-babaların ve halen görevde olup bu sorunları yaşayan öğretmenlerin katkılarını bekliyor ve önemsiyorum. Eğitimci-

Yazar Necip GÜVEN / Eskişehir

-KOLAY MATEMATİĞİN FORMÜLÜ: GÜVEN: “KRİZDEN EĞİTİMLE ÇIKILIR”

Matematik öğretimi ve kolay çarpım tablosunu öğrenme üzerine çalışmaları olan ve “Matematiği Sevdiren Adam” olarak tanınan eğitimci-yazar Necip Güven memleketi Bozüyük’e gelerek açıklamalarda bulundu.

Öncelikle yazdığı kitaplar hakkında bilgi veren Güven “ilk kitabıma “matematikte yaşanan sorun yalnız bir öğrenci sorunu değil toplumsal sorundur ve çözümü de vardır. O halde çözümü de toplumsal olmalıdır” diyerek başladım. 2004 yılından bu yana “Matematikle Barışıyorum” adlı kitabıma yapılan değerlendirmeler bu tespitimin ne kadar yerinde olduğunu ortaya koydu. Toplumumuzun her kesiminden aldığım geri bildirimler Türk insanının aslında çok zeki olduğu ve matematikle barışmasının mümkün olduğunu ortaya koydu” dedi.

Bu değerli ve toplumun çeşitli kesimlerinden övgü ile bahsedilen çalışmanın ardından 2. aşamaya gelen Güven ilk kitapta yaptığı matematik konusundaki teşhisini geliştirerek tedavi ve operasyon aşamasına geldiğini, 2. kitabında matematikten soğutan ezber yöntemini çöpe attığını çarpım tablosunu ve bölmeyi yeni ve basit yöntemlerle öğrenmenin yollarını sunduğu “Etkili Ve Pratik Yöntemlerle Çarpma Öğretimi Ve Dört İşlem” adlı kitabını anlattı.

“İstediğimiz kadar çabalayalım, istediğimiz kadar kaynak harcayalım, Annelerin desteğini almayan hiçbir projenin en ufak bir başarı şansı yoktur” diyen Necip Güven tamamen anneleri merkez alan ve ilkokul mezunu annelerin dahi kolaylıkla faydalanabileceği , ana sınıfından 5.sınıfa kadar annelerin en zorlandığı konularda onlara kılavuz olacak “Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum” adlı 3. kitabımın startını vermiş bulunuyorum. Bu çalışmalarda annelerin tam desteğini sağladığımızda tüm dünyaya Türk çocuklarını ve gençlerinin neler başarmaya muktedir olduğunu göstereceğiz” dedi. 3. kitabıyla anne ve çocuk arasındaki matematik işkencesini matematik eğlencesine dönüştüreceğini iddia eden Güven “3. kitabımda matematiğin nasıl öğretilebileceğini anlatacağım ve ana sınıfından 5. sınıfa kadar olan matematik öğreniminde matematiği şarkı oyun ve eğlenceli uygulamalarla birlikte öğreteceğim” dedi.

“Biz çocukluğumuzda ve gençliğimizde Alman ve Japon mucizesini çok dinledik. Biz Türkler olarak onlardan daha iyisini, Türk mucizesini başaracak kapasitedeyiz. Çünki biz Mimar Sinan’ların, Yunus Emre, Mevlana ve Nasreddin Hoca’ların nesliyiz. Kartallar uçar, tavuklar kaçar” dedi. Ayrıca ülkemizde yaşanan krizlerin anahtarını eğitimde gören Güven “ krizden çıkmak için Türk Milletine mucize lazım. Bu mucizeyi de ancak eğitimciler başarabilir. Nasıl Fatih’lerin arkasında Akşemseddin’ler varsa yazılan her başarı destanının arkasında da mutlaka bir eğitimci vardır” diyen Güven içindeki matematiği sevdirme ve öğretme aşkının verdiği ilhamla yazdığı şiirlerinden de örnekler sundu.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Matematik Öğretiminde ''Anadolu Açılımı''

Kütahya'ya gelen Eğitimci_yazar, emekli sınıf öğretmeni Necip GÜVEN, ünlü Türk büyükleri Mimar Sinan, Yunus Emre, Mevlana ve Nasrettin Hoca'yı model alarak oluşturduğu ''Anadolu Açılımı'' projesiyle çocukların ve gençlerin matematiği kolay öğrenmesini hedefliyor.

Emekli sınıf öğretmeni Necip Güven (54), 1999 yılında yapılan uluslararası matematik seviye belirleme sınavlarına Türkiye de dahil olmak üzere 38 ülkeden öğrencilerin katıldığını anımsattı. Bu sınavda matematikteki genel başarı sıralamasında 31'inci olan Türkiye'nin; Singapur, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinin çok gerisinde kaldığını belirten Güven, OECD'nin 2000'den bu yana 3 yılda bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı ülkelerde Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı

(PISA) uygulamaları yürüttüğünü anlattı. Güven, 2006'da Türkiye'nin katılımcı 57 ülke arasında fende 44'üncü, matematikte 37'inci, okumada 43'üncü olarak OECD ülkeleri arasında sondan ikinci sırada yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin matematik başarısının OECD ülkeleri ortalamasının altında olduğuna dikkati çeken Güven, ''Ülkemizde eğitimdeki başarı düzeyini belirleyen en kapsamlı sınavlardan biri ÖSS'dir. 2007'deki ÖSS verilerine bakıldığında matematik alanında sıfır puan alanların sayısının önceki yıla göre 27 binlerden 47 binlere çıktığı görülmektedir'' dedi.

Güven, Türkiye'deki matematik başarısızlığının mazeretlerle açıklanamayacağını ifade ederek, ''Mazeretlere sığınıp mevcut durumu kabul ederek sineye çekmek yerine tüm mazeretleri ortadan kaldırmak için çözümlere odaklanmak gerektiğini'' bildirdi.

Necip Güven, daha önceki yıllarda öğrencilere matematiği sevdirmek için şiir ve deneme kitapları yazıp şarkı bestelediğini hatırlattı.

''Kolay matematik öğretimi'' konusunda son 10 yıldır yürüttüğü çalışmaları ''Anadolu Açılımı'' adıyla insanlara sunma aşamasına geldiğini anlatan Güven, bu projesinde anneleri önemli bir faktör olarak belirlediğini söyledi. Güven, eğitimcilerle öğrenciler arasında annelerin köprü görevi yapacağına işaret ederek, ''Anneler ilk öğretmenlerimizdir ve sorunlarda en çok acı çeken kitledir. Matematik dahil tüm eğitim ve öğretim sorunlarının çözümünde annelerin içinde yer almadığı çözümlerin başarıya ulaşma şansı yoktur. Bu sorunların bürokratik sistem içinde de çözülme şansı yoktur. Matematik sorunu ancak çözüme odaklanmış, toplumun her kesiminden gönüllü bireylerin yer aldığı takım çalışmaları sonucu çözülebilir. Tüm tarafların çözüm içinde etkin rol almadığı çalışmalarsa çocuklarımız, anneler ve eğitimciler arasında gidip gelen bir pinpon topuna döner" diye konuştu.

Güven, ''Anadolu Açılımı'' projesinde Mimar Sinan, Mevlana, Yunus Emre ve Nasrettin Hoca'nın yaşam felsefelerini baz alarak, onların başarıya ulaşmadaki inanç, kararlılık ve azimlerine dikkati çekmeye çalıştığını bildirdi.

Mimar Sinan'ın sürekli kendisini geliştirerek ustalık dönemi eserlerini 70 yaşından sonra ortaya koyduğunu belirten Güven, Türkiye'de insanların 50-60 yaşlarında emekli edilerek en verimli dönemlerinde sistem dışında kaldığını savundu. Edirne'deki Selimiye Camii'nin, Mimar Sinan'ın yaşamındaki zirvesi olduğunu dile getiren Güven, başarılı olmak isteyen her insanın kendisine böyle hedefler koyması gerektiğini bildirdi.

Yunus Emre'nin, ''Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz'' sözünü hatırlatan Güven, matematik eğitimcilerinin öğrencilerin işini kolay kılması halinde başarı merdivenlerinin tırmanılacağını anlattı.

Nasrettin Hoca'nın nüktedanlığı ve hazır cevaplılığıyla Türk insanının zekasını yansıttığını söyleyen Güven, ''Nasrettin Hoca, herkese, 'Haklısın' diyor. İnsanların inançları neyse yanlış da olsa ona inanmaya devam ederler. Matematiğe zor diyen bir öğrenciye bu iş zor gelir, motivasyonunu olumsuz etkiler. Biz matematiği kolay diye algılatırsak iş çözülür.

Mevlana'nın öğütleri, matematiğe güzel yanlarından bakmamızı sağlayabilir. Nasıl bakarsan öyle algılarsın. Matematiğe bakış açımızı Mevlana'nın
öğütlerine göre kurarsak başarı şansımız artar. İşte dört ünlü Türk büyüğümüzün yaşamından yola çıkarak oluşturduğumuz proje, çocuklara matematiği sevdirecek'' şeklinde konuştu.

12 Eylül 2009 Kütahya İHA

Matematiği Sevdiren Adam, Necip Güven Kimdir?

Necip GÜVEN,1955 yılında Bilecik ili Bozüyük ilçesi Yeşil çukurca köyünde doğdu. Babasının işi nedeniyle Kütahya’ya taşındılar. İlkokulda sık sık öğretmen değişikliği ve güvensizlik nedeniyle bir çok yeteneğinin farkına varamadı. Dördüncü sınıfın ikinci dönemi ve beşinci sınıfta ufak bir kıpırdanma görüldü.

Çok fırtınalı bir orta ve lise öğretimi sonunda liseden mezun olan yazarımız 1979 yılında üniversite sınavlarında eğitim enstitüsü sınıf öğretmenliği bölümünü kazandı.1981 yılında Burdur Eğitim Enstitüsü’nde sınıf öğretmeni olarak mezun oldu.

Sırasıyla Mardin, Gaziantep,Sivas,Bursa-İnegöl’de öğretmenlik yaptıktan sonra Eskişehir’e atandı.2007 Temmuz ayında resmi görevinden emekli oldu,ancak eğitimcilik son bulmayan bir meslek olduğu için halen aktif olarak eğitim hayatına devam ediyor.

1999 yılı Mart ayında bir radyo programında yazar Oğuz SAYGIN’ı tanıması hayatında bir dönüm noktası oldu. Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen eski defterleri dürerek hayatında beyaz bir sayfa açtı.’’Negatif Limanlardan,Pozitif Sulara’’yol almaya başladı.Daha sonra yazar Alişan Kapaklıkaya ile tanışarak ‘’Pozitif Düşünce’’ kervanına katıldı.

2004 yılında “Matematikle Barışıyorum” adlı ilk kitabını çıkardı.Hem kitabı hazırlama sürecinde hem de kitabın yayınlanışının ardından matematik korkusu ve ve matematik eğitimi konusunda düşünceleri, deneyimleri ve endişeleri içeren bir çok okuyucu mektubu aldı.Matematik korkusunun ne kadar yaygın ve büyük bir problem olduğunu gözler önüne seren bu mektupların bir bölümüne “Matematikle Barışıyorum” kitabında yer veren Necip Güven,şimdi bu mektupları kişisel internet sitesinde derliyor.

2009 yılında "Pratik ve Etkili Yöntemlerle Çarpma Öğretimi ve Dört İşlem" isimli ikinci kitabını yayınladı. Halen Eskişehir'de çalışmalarını devam ettiren Necip Güven, şu sıralarda www.matematigisevdirenadam.com sitesinde yeni yazılarını yayınlamaya devam ediyor.

Necip Güven'le yapılan uzun bir ropörtaj..

Direk konuya girelim. Hocam matematik sizce zor bir ders mi?

Bana göre ''Matematik Dersi Zordur.'' ifadesi gibi ''Matematik Dersi Kolaydır. '' demekte yanlıştır.Bu ifadeler resmin bütününü algılamamıza engel oluyor.Bu ifadeler şuna benziyor. 10 katlı bir apartmanın önüne gelip ''Bu apartmanın10 katına çıkmak kolaydır veya zordur.'' demek gibidir. Ama şöyle dersek iş değişir.''Bu apartmanın 10. katına merdivenle çıkmak zordur ama aynı yere asansörle çıkmak çok kolaydır.'' Yani kurduğumuz cümlelerde resmin bütününü ortaya koyup ona göre cümle kurmalıyız.

Cümleyi ''Matematik dersini yıllardır dedem zamanından kalma bayatlamış, modası geçmiş ezberci yollarla öğretmek ve öğrenmek çok zordur.'' şeklinde kurarsanız bu cümlenin altına ''Çok doğru'' diyerek 100 tane imza atabilirim.''Matematik dersi kolay bir derstir.'' ifadesini de ''Matematik dersi işini çok iyi bilen ve seven öğretmenler tarafından ezberciliğin dışına çıkarak ilginç yöntem ve yollarla öğretilirse kolay bir ders haline gelir.'' derseniz bu cümlenin de altına ''Çok doğru '' diye 100 tane imza atabilirim.


Mesela ben bir sınıf öğretmeniyim bu yüzden daha çok ilk okul matematiği üzerinden örnek vermem doğru olur.Bana '' Hocam, matematik dersi bana çok zor geliyor.'' diyen anne-babalara ''Haklısınız, sizin yöntemlerinize göre hakikaten zor ama benim kullandığım yöntemlere göre ise hem zevkli hem de kolay diyorum.Ders aynı ders fark nerede sorusuna ''Karşınızdaki matematik dağına siz bir dağcı gibi tırmanmaya çalışırken ben aynı dağa uzun yıllara dayanan tecrübe ve deneyimlerimle yaptığım ''Matematik teleferikleriyle'' hiç zorlanmadan '' ulaşıyorum diyorum.
Sizlere soruyorum,''Uludağ’a kayak yapmak için giderken tırmanmayı mı yoksa teleferikle ulaşma seçeneğini mi tercih edersiniz ?

Yani doğru çalışma tekniklerini kullananlar için kolay bir ders..

Şimdi ''Matematik Dersi '' ile ilgili şu gerçekleri de ifade edelim.

Dersi ve öğretmenini seven için ''Matematik Dersi'' kolay iken sevmeyen için zordur.
Temeli sağlam bir öğrenciye matematik dersi kolayken temeli iyi olmayan öğrenci için zor bir derstir.

Formüllerin mantığını kavramış bir öğrenci için kolay bir ders olan matematik formüllerin mantığını bilmeyen ''Formül Ezbercileri '' için çok zor bir derstir.

Sistemli çalışan bir öğrenci için kolay olan matematik dersi, sınavdan sınava ders çalışan bir öğrenci için hakikaten zor bir derstir.

Olumsuz ön yargıları olan bir öğrenci için zor olan matematik olumlu düşünen kimseler için o kadar zor değildir.

Hocam,peki www.matematigisevdirenadam.com sitesi neden açıldı?

Sitemizin en önemli amacı insanlara yalnız matematik öğretmek değil, insanları matematiği öğrenmeye hazır hale getirmektir.

Bu söylediklerimiz bizim matematik konusundaki projelerimizin olmadığı şeklinde yorumlanmamalı: çünkü öğrenmeye hazır olmayan bir insan kapağı kapalı bir şişeye benzer; onu doldurmak için dökeceğimiz sular hep yerlere dökülecektir.

Ayrıca diğer amacımız yalnız öğreten bir organizasyon değil, hem öğreten öğrenirken de öğrenen bir organizasyon olmaktır.

Biz yalnız alan değil; aldıklarını inceleyen, işleyen,yorumlayan, geliştiren, üreten, ürettiklerini paylaşan, paylaştıkları ile karşısındakileri de üretmeye teşvik eden bireyler haline gelmek istiyoruz.

Biz her şeyi bildiğimiz iddia etmiyoruz. Ancak bilgilerimizi paylaşırsak birlikte gelişeceğimizi düşünüyoruz. İki elmamızdan birini size verirsek bizim bir, sizin de bir elmanız olur. Sizin ve bizim birer bilgimiz olur ve paylaşırsak sizinde bizimde ikişer bilgimiz olur. Maddi şeyler paylaşıldıkça azalırken, bilgi aksine paylaşıldıkça artar.

Bizim sitemizin müdavimleri öyle üretken olmalı ki bir süre sonra bizim ürettiklerimizden daha güzel, daha ileri çalışmalara imza atsınlar.

Sizin bir de hem sözlerini yazdığınız hem bestesini yaptığınız "Matematik Şarkılarınız" var. Matematik ve müzik ne alaka?

Açıklayayım.Arkadaşlar yapılan bilimsel araştırmalarda müziğin öğretimde mucizevi sonuçları ortaya çıktı.Şu benim ''Matematik ve motivasyon'' şarkıları çalışmama destek verin dememe rağmen kulak asılmadı.Bakalım müzik hayata hangialanlarda çok kullanılıyor.

1-Sporda : Kocaman, kocaman adamlar takımlarının marşlarıyla coşuyor, şovlar yapıyorlar.

2-Dini duyguları telkinde ( özgün müzik, ilahi ) müzik sıkça kullanılıyor.

3-Eğlencede : Çocuklara eğitim ve öğretim amaçlı müzik yapmamız için yardım etmeyen kocaman ve kodaman adamlarımız ''Manda yuva yapmış söğüt dalına'' türküsünü duyunca yerinde duramayıp piste fırlıyor.

4-Tıpta : Ruhsal sorunlarda ve otistik çocukların tedavisinde.

5-Reklamlarda ürünleri tüketiciye pazarlamak için.Amaçlarına fazlasıyla ulaşıyorlar da...

6-Seçimlerde partiler seçmeni tavlamak ve avlamak için müziği araç olarak sonuna kadar kullanıyorlar.

Bu kadar alanda kullanılan müzik matematikle dargın mı acaba? Siz hiç matematikten bahseden bir şarkı duydunuz mu? Bir dakika özür dilerim.Var, tamam var! ''Kendimden kendimi çıkardım.Sıfır kalmaz.Matematik yalan söylüyor hocam.'' Tuh ! Bir tane var , o da matematiği kötülüyor.

Ben ve benim gibi deli olan asistanımla birlikte bir çok matematik ve motivasyon şarkısından (sınrlı imkanlarımız yüzünden) ancak üç tanesini müzikal (Silkiniş Türküsü, Süper Çocuklar ve Sayı Treni şarkıları) hale getirebildik.


Hocam, bu kadar uğraş neden? Nereye koşuyorsunuz?

Hayatın her bölümünde farkında olalım veya olmayalım bazı dersler çıkarırız.Çıkardığımız bu derslerden en önemlileri farkında olarak çıkardığımız derslerdir.Bu açıdan ele alırsak hayatımda en önemli kararları almaya ve gereken adımları atmaya başlamam 1999 Yılında Hocam Oğuz SAYGIN'la tanışmamdan sonradır.Eğer o gün o adımları atmamış olsaydım bu gün ne ''Matematikle Barışıyorum'' kitabı, ne Web sitesi ne de matematik projelerim olurdu.
Hiç bir zaman kısa zamanda para kazanıp zengin olma gibi bir düşünceye kapılmadım.

O şekilde düşünenleri de kendimce ''KABAKÇI '' düşünce olarak gördüm.Kabağı ekersiniz 3ay sonra toplar ve satarsınız.Ertesi yıl tekrar eker tekrar satarssınız.Bu böylece sürüp gider.Fakat ceviz fidanı dikerseniz bu fidan 5-6 hizmetten sonra ancak yavaş yavaş meyve vermeye başlar.Kısaca meyvelerini toplamak için biraz sabır ve bakım gerektirir.

Bir kitapta okuduğum sözü adeta beynime kazmıştım. O sözde ana fikir olarak şöyle diyordu.''Çalıştığınız bir işte kazandığınızdan fazla üretmeye devam ederseniz bir gün ürettiğiniz kadar kazanmaya başlarsınız.'' diyordu.Bu yüzden, hiçbir zaman halk diliyle ''Bu kadar ekmeğe ancak bu kadar köfte olur.'' demedim.

Hedefiniz mevcut eğitim pastasından pay kapmak mıdır?

Hayır .Çünkü şu anda mevcut milli geliri çok yetersiz buluyorum.Hedefim, mevcut pastadan pay kapmak değil pastayı Türk milletine yaraşır şekilde büyütmeye katkıda bulunmaktır.Hiç bir zaman para, para, para demedim.Parolam, her zaman para+dua olmuştur. Eğer benden hizmet satın alan kişinin bana verdiği parada gözü varsa ben o parayı hak etmemişim olurum diye düşünüyorum.Bu yüzden benden kitap alıpta verdiğim paranın karşılığını alamadım diyenler kitabı iade edip paralarını geri istemelidirler.

Hedefleriniz nelerdir?

Bu soruya cevabım, Türk çocukları ve gençleriyle birlikte dünya çapında projeler imza atmaktır.Dünya çapında olamayan hedef ve projeleri hiç dikkate almıyorum.

Bu hedeflere ulaşacağınıza inanıyor musunuz?

Evet, tüm benliğimle inanıyorum.

Bu hedeflere ulaşmak çok zor hatta imkansız değil mi?

Hayır.. Çünkü ben şöyle düşünüyorum. '' Tepeleri hedefleyenler için dağlar aşılması imkansız olabilir fakat ufukları hedefleyenler için tepeler ve dağlar aşılması gereken sıradan birer engeldir. Unutmayalım ki, inanılmaz işleri ancak inananlar başarır.

Eğitimci-yazar Necip GÜVEN Eskişehir

Tel: 0 ( 505 ) 346 80 02 ( Avea Öğretmen Hattı )

Email 1: necipguven2003@mynet.com

Email 2:matematigisevdirenadam@gmail.com

Web: http://www.matematigisevdirenadam.com

İNTERNETTE Necip Güven ve Çalışmaları

Ana Web Sitemiz: www.matematigisevdirenadam.com
Eski Sitemiz: matematigisevdirenadam.wordpress.com
Facebokk: Matematiği Sevdiren Adam
Şu Anda Açık Olan Bloglarımız ( Daha sonra açılanlardan haberdar edeceğim.Necip GÜVEN)
1.necipguven.blogspot.com (Necip Güven'den Makaleler ve Paylaşımlar)
2.tekerlemelicarpimtablosu.blogspot.com
3.carpimtablosuoyunlari.blogspot.com
4.carpimtablosuezberinehayir.blogspot.com
5.kolaycarpimtablosu.blogspot.com
6.zevklicarpimtablosuogrenme.blogspot.com
7.carpimtablosuezberleme.blogspot.com
8.matematiklebaristim.blogspot.com
9.carpimtablosunasilezberlenir.blogspot.com
10.matematiktemelimyok.blogspot.com

Yazılarımızın Yayınlandığı Bazı Siteler
1-www.nevvalsevindi.com/oku ( Kültür Bölümü ) Matematik Eğitim Ana sınıfında Başlamlıdır )
2-www.hikayeler.net (Makale Ve Şiirler )
3-www.turkpdr.com ( Üyelerimizin Yazıları Bölümünde )
4-http://www.sehirgazetesi.com.tr (Matematiği sevdiren adam ve Hacivat-Karagöz 8 Mayıs 2010 )
5-http://www.bilinclianne.com (Editörden Köşesi Müzik Matematik Ve Oyun 03,06,2009
6-www.yorumcuyuz.net ( Eğitim-Öğretim Matematik bölümündeki ‘’matematiği sevdiren adam’’ adı altında yazdığım yazılar ))

Annelere Sesleniş ! ( Şiir )
‘’Bu şiiri , önce en zor günlerimde bana kol kanat geren , çalışmalarımı yüreklendirici konuşmaları ile daima destekleyen Dürdane ELHAN ve Müyesser Saka Öğretmenlerime ….. Daha sonra da yüreği sevgi dolu tüm annelere armağan ediyorum….Necip GÜVEN
19 Ekim 2009 Pazartesi ‘’

ANNELERE SESLENİŞ !

Ne olur anneler, çaresizce bakmayın,
Gözyaşlarınızı tutun, o bayrama saklayın.
Kâbus bitti, bak kartallar gelecek,
Anadolu bayram yapıp gülecek.

Yarınları ne olacak hiç korkma,
O masum yavrunu öp, sarıl ve kucakla.
Kartallara zindan olan kümesler yıkılacak,
Hedeflenen zirvelere birer birer çıkılacak.

Bu dava bizim için namustu,
O gördüğün gerçek değil kâbustu.
Yeter, son ver bitsin artık bu ağıt.
Mutfağında helvanı yap ve dağıt.

Bak tarihe, bu millet ne badireler gördü.
Anadolu’yu hakir gören hem sağırdı hem kördü.
Savaştasın üç silahın var unutma !
Güzel kitap, yazan kalem ve kağıt.

Bir zamanlar bu davaya Dürdaneler, Müyesserler baktılar.
Önümüzde sönmez ışık yaktılar.
Zaman geldi, koşan atlar yoruldu,
Bayraklar genç kartala verildi.

Genç kartallar ufuklara bakındı,
Haydi gayret , zaten zirve yakındı.
Bir silkindi, çılgın gibi koşturdu,
Anadolu insanını coşturdu.

Bir milleti ilerleten ufuktur,
Madenimiz altın değil çocuktur.
Eğitimdir kaliteyi getiren
Çözüm olup problemi bitiren.

Necip Güven 19 Ekim 2009

Dürdane Elhan ve Müyesser SAKA Hocalarımın şiirime verdikleri cevap mesajları....

Sayın NECİP Bey, yazdığınız şiire teşekkür ederim.Çok zarif bir jest yapmışsınız. Başarılarınızın devamını dilerim.Yaşam kısa sizde koşuyorsunuz bu koşuşturmalarda inşallah daha çok basarılar yakalayacaksınız.Selamlar…Dürdane ELHAN

Teşekkür ederim. Beni de çalışmalarınızda andığınız için. Kolay gelsin. Başarılar.
Müyesser SAKA

Merhaba Dürdane ve Müyesser Hocam, ben sizleri her zaman anıyorum.Sizlere (Dürdane ELHAN; Müyesser SAKA,G.Veli KİŞİOĞLU ve Basri KÖSELER ) beni ve projelerimi destekleyen arkamdaki ``Muhteşem Dörtlü`` diye takdim ediyorum.

BKNZ. http://www.hikayeler.net/yazilar/129151/arkamdaki-muhtesem-dortlu-1-

http://www.hikayeler.net/yazilar/129152/arkamdaki-muhtesem-dortlu-2-


Yetti Artık Canımıza '' Çarpım Tablosu Şiiri ''

Çarpım tablosu,
Çarpım tablosu dediniz,
Başımızın etini yediniz.
Bela oldu başımıza,
Yetti artık canımıza.
Başımızda nöbet bekler büyükler,
Sırtımızda sanki tonlarca yükler.
Oyun hakkımızı elimizden aldınız,
Oyuna doyamadık.
Kırdığınız yumurta bini geçti,
Çoğunu sayamadık.
Çarpılan çarpım tablosu mu
Yoksa biz mi anlamadık.
Boşa gitti tüm emekler,
Arabalar, bebekler hep bizi bekler.

******************

Çarpım tablosu,
Çarpım tablosu dediniz,
Başımızın etini yediniz.
Bela oldu başımıza,
Yetti artık canımıza.
Ya bu işin kolayını bulun,
Ya da başımızdan yok olun.
Boş yere günlerce bize kızdınız,
Ufacık çocuklara mezar kazdınız.
Hatanızın suçunu bize yıktınız,
Streslere sokup, canımızı yaktınız.
Başımızda nöbet bekler büyükler,
Sırtımızda sanki tonlarca yükler.
Oyun hakkımızı elimizden aldınız,
Oyuna doyamadık.
Kırdığınız yumurta bini geçti,
Çoğunu sayamadık.
Çarpılan çarpım tablosu mu
Yoksa biz mi anlamadık.
Boşa gitti tüm emekler,
Arabalar, bebekler hep bizi bekler.

Necip GÜVEN Eskişehir 21 Temmuz 2008

Tel: 0 ( 505 ) 346 80 02 ( Avea Öğretmen Hattı )
Email 1: necipguven2003@mynet.com
Email 2:matematigisevdirenadam@gmail.com

Web: http://www.matematigisevdirenadam.com

Matematik Yolları Dar

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var...

Matematik dersini
Başa bela yaptınız.
Yeni yöntem bulmayıp
Suçu bize yıktınız.

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var...

Dünya hızla giderken
Siz frene bastınız.
Notu bir silah yapıp
Öğrenciyi astınız.

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var...

Bilimlerin şahını
Kara bela yaptınız.
Çözmek varken sorunu
Çıkmaz yola saptınız.

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var...

Cem Yılmaz'ın ağzına
Bizi sakız ettiniz.
Boş nutuklar çekerek
İşinize gittiniz.

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda şikayetler var...

Bu kocaman kartalın
Kanadını yoldunuz.
Şimdi oldun bir tavuk
Diye ona güldünüz.

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda projeler var...

Matematik yolları dar,dar.
Bu konuda projemiz var...

Söz : Necip GÜVEN 10 Mayıs 2008 Eskişehir
Beste : Evreşe Yolları Dar ( Anonim )


Matematiği Sevdiren Adam

Sevdiren Hoca’nın gönlü zengindir,
Başarı sağlayan ancak dengindir.
Hoca kitapları tarayıp durdu ,
Size anlaşılır çözümler kurdu.

Ezberci çözümlerle iyi sonuç alınmaz,
Düzen bozuk ise o saz çalınmaz.
Dersin anahtarı kitaplarda var,
Sunduğu kolaylıklar size olur yar.

Gizemli kitapta her şey bellidir,
Problemin hali bir kaç yolludur.
Oyunla anlatır bu dersi Hoca,
Çılgınca uğraşır hedefi yüce.

Matematik bize candan dost olur,
Sevip kucak açan zordan kurtulur.
Başarı kişinin beyninde gizli,
Bu gizi çözenin çabası hızlı.

Korkunun ecele faydası yoktur,
Çözümü anlayıp ders alan çoktur.
Hoş bir seda ile seslenip durur,
Oyunla, müzikle hedefi bulur.

Gelin ey Veli’ler, sevgi serelim,
Gelişmiş fidandan güller derelim.
Bayrağı yükseklere dikecek gücün var
Sana destek oğlum, kızım, bacın var.

Sabri DİL (Mestani) Eskişehir 11 Ağustos 2009

AŞKIMIZ MATEMATİK!

Sendeki güzelliği görmeyenler utansın,
Anlat ki hünerini cümle alem uyansın.
Seni kötü makyajla öyle çirkin yaptılar
Kıymetini bilmeyip bir kenara attılar.

Güya sana küsüp, kızıp ta darılırlar
Zengin olma hülyasıyla sayısala sarılırlar.
Bilmezler ki zaman sensin, itiraf etmiyorlar.
Hem sana küsüyorlar, bırakıp gitmiyorlar.

Şiirin temelisin, müzik senle yoğrulur,
Sistemlere bakılmaz, hesap senden sorulur.
Nefret edenlere nasıl anlatsam seni,
Makyajını silip te göstersem güzelliğini.

Ezberin kuyusuna Yusuf gibi attılar,
Suçları yokmuş gibi rahat rahat yattılar.
Dişini sık güzelim, kurtarmaya az kaldı,
Söyle güzel yüzüne karaları kim çaldı ?

Kraliçelik tahtın hazır seni bekliyor,
Bilimlerin şahını çok özledik gel diyor.
Kıymetini öğrendik, baş köşeye koyacağız,
Sana olan sevdamızı ülkemize yayacağız.

Necip GÜVEN Eskişehir 24 Şubat 2009

MATEMATİKLE BARIŞIYORUM

İlkokulda seni karşımda buldum,
Korkudan yıkıldım, sararıp soldum.
Korkumun ilacıyla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Modern matematik dedin uyuttun beni,
Rüyamda bile korkuttun beni.
Yeni yöntemlerle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Vereme bile çare bulundu,
Matematik ise bir kenara konuldu.
Gerçek matematikle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Olmaz denen Bolu Dağı delindi,
Korkularım birer birer silindi.
Pırıl pırıl zekâmla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Neye inanırsam kaderim oymuş,
Korkular virüsü beynime koymuş.
Anti-virüs programlarıyla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Sana giden yollar bir tek değil çok imiş,
Bu konuda benim fikrim yok imiş.
Patikadan çıktım, otobanla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Ezberdir diyerek sana çamur attılar,
Suçu sana yıkıp rahat rahat yattılar.
Ezbersiz yöntemlerle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Film bitti artık ezber bozuldu,
Bunun için ne destanlar yazıldı.
İçimdeki gerçek güçle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Atalarımın izinden gitmeliyim,
Zirveye bayrağı dikmeliyim.
Kararlıyım dünya ile yarışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Necip GÜVEN Eskişehir 14 Ağustos 2009

2 Temmuz 2010 Cuma

Reyhan'ın Matematik Günlüğü 1



Reyhan Hanım Merhaba .Matematik Eczanemize Hoş Geldin.

Reyhan’ın Matematik Günlüğü:

Eczanemize Başvuru 30 Haziran 2009

Email1: İyi günler Necip Hocam, nasılsınız ? Ben Nevşehir'den Reyhan, size bir maruzatımı bildirmek istiyorum...Şu an 23 yaşındayım ama matematik adına hiçbir şey bilmiyorum.Yalnız matematiği çok seviyorum; kendimi avutmak için hazırlandığım sınavlardaki soruları tekrar yazıyorum.

İlköğretimde temelim hiç yok, çarpım tablosunu bile bilmiyorum ama okumayı faydalı insan olmayı çok istiyorum.

Soruları çözen arkadaşlarım anlattığında tamam anladım diyorum ama aynı soru aynı rakamlar olmayınca yapamıyorum.Üniversite okumak istiyorum.yani sürekli okumak istiyorum ama matematiği de anlamak ve yaşamak istiyorum.

Kaç gündür nasıl öğrenirim, nasıl yaparım diye düşüne düşüne kafam şişti.İnternette araştırma yaparken sizin sitenize rastladım.Kitaplarınızı ne zaman alabiliriz? Sipariş ettiğimizde sizin verdiğiniz örnekte olduğu gibi doktor hastaya nereden şikayetçisin diyecek ki doktor ona göre tedavi uygulasın.Benim beynim matematik konusunda bembeyaz boş sayfa gibi.Ve ben bu sayfaları dolu dolu doldurmak, vatana millete hayırlı,bilinçli bir insan olmak istiyorum.Lütfen bana yardım edin, bu matematiği nasıl anlayacağım ben?

Saygılar, her şey için teşekkür ederim. Allah razı olsun…


Email 2: ( 30 Haziran 2009 ) : Hocam, matematik eğitiminde ilk adım temel bilgilerdir. Temel, matematiğin alfabesidir adeta…Tüm konularda bu temel gerekir ama benim temelim hiç mi hiç yok.

Benim temelinde problem var.Yani dört işlem (toplama, çıkarma, çarpma, bölme, basamak ifadeler, dört işlem içeren karışık ifadeler, ondalıklı sayılar, kesirler), üslü sayılar, köklü sayılar, çarpanlara ayırma, 1. dereceden 1 ve 2 bilinmeyenli denklemler hiç yok.

Diyeceksiniz ki sen nasıl okul bitirdin diğer derslerimi EZBER yaparak şimdi aklımda hiç bir şey yok ama çalışacağım fakat matematik bilmeme rağmen matematik aşığıyım.Hala üzülürüm lise 1’de 3.50 den teşekkür alınırken benim matematiğim karnede 0 ( Sıfır)’dı ve karne ortalamam 3.57 idi.

Eczanemizin ilk uygulaması Reyan Hanıma moral veren yazı ve şiirler göndermek oldu.
Ayrıca Reyhan Hanımdan bu yazıları okuduktan sonra matematikle ilgili bir de şiir yazmasını istedik.

Reyhan Hanımın Cevabı Email (01 Temmuz 2009 ) :

HAYATIMIZDIR MATEMATİK

Onunla yaşar, onunla ölürüz
Sabah onunla uyanırız 8’de
Akşam onunla yatarız 11’de
Onunla buluşuruz saat 3’de

Farkında değiliz hayatımızda
Sevemeyiz farkında olup ta
Öğrenmeyiz kafa yorup ta
Hayatımızdır matematik

Kainat onunla vardır
Her hesap onunladır
İnsanın kanındadır
Hayatımızdır matematik

Not: Okuduğum şiirler kadar güzel olmasa da matematik için aklımdan geçenleri döküm mısralar.

MATEMATİKLE BARIŞIYORUM GÜVEN’Dİ GÜVEN VERDİ

Hayırlı günler, hocam göndermiş olduğunuz mailler için teşekkür ederim. Maillerime gelecek olan cevabı bu kadar kısa zamanda beklemiyordum ben aslında küçüklüğümden beri öğretmen olmak istemişimdir hem de matematik öğretmeni ama şimdi liseden sonra hayata atıldım.Şu an yerel bir gazetede çalışıyorum. Ama çalışmayı ,faydalı olmayı hep ilke edindim kendime.’’Matematikle Barışıyorum’’ adlı kitabınızla ilgili yazılanları da okuyunca sadece ben değilmişim matematikten korkan dedim kendi kendime.

Ama benim sevmediğim bir huyum var. Eğer bir şey hakkında bir şey bilmiyorsam hiçbir şey bilmem daha doğru. Bunun için bende hiç matematik yok. Bir insan düşünün yazı yazamıyor ve okuyamıyor bende aynen matematik konusunda öyleyim hiçbir şey bilmiyorum.Benim matematik korkum taa ilkokul yıllarına dayanır. Emekli olmak üzere olan bir öğretmenimiz vardı.Dersler çok pasif geçiyor, monotonlaşıyordu. 3 sınıfta öğretmenimiz emekli olmuştu.

4.sınıfa geçtiğimde ise tabir yerinde ise zehir gibi bir öğretmenimiz vardı .Tamam , işe şimdi başlamanın tam zamanı dedim ama bana göre yanlış strateji izledi.Sıraları ayırdı tembel, çalışkan diye.Ben de en arka sıralarda yer aldım.

Sonra başta matematik dersi olmak üzere tüm derslerden soğudum. Ortaokulda çalışırım, açıklarımı kapatırım dedim ama benim dönemimde 8 yıllık eğitim zorunlu oldu. Tabii 6.sınıfta öğretmen yokluğundan İngilizce dersimize din kültürü öğretmenimiz, tarih dersimize coğrafya, coğrafya dersimize tarih, matematik dersimize Türkçe öğretmenlerimiz girince böyle oldu.

Ve çoğu derslerimiz boş geçti.Abartmıyorum 1 ayda iki hafta dersimiz boş geçerdi.Sonra okumaktan soğudum. Karar verdim, artık okumayacak evde duracaktım. Sırf matematik korkusu yüzünden eğitimimi ilerletmeyecektim. Çünkü diğer dersler sözel çalışırım düzeltirim diye düşünüyordum ama fazla da istekli değildim.

Ticaret lisesine yazıldım. Çok zorluk çekti, ortama alışamadım ağabeyim okutmayacağım diye diretti.

Sonra lise bir, iki ve lise üçüncü sınıflarda derslerime özen gösterdim, takip ettim.Kimy, fizik matematik hariç.Çünkü bu dersler birbirine bağlı gibi geliyordu bana. Ama en çok ta matematik dersinden korkardım.Ta ki hayata atılıp hayatın zorluğunu görene dek.

Şimdi KPSS’ye çalışıyorum, matematik sorularını yapmak istiyorum. Arkadaşım çözünce çok kolaymış ama ben neden yapamıyorum diyorum kendi kendime.Üzülüyor, ağlıyorum… Vatanıma ve insanlara iyi örnek olamıyorum diye ama artık yeter.Matematikle haşır, neşir olacağım, o soruları bende yapacağım diyorum kendime ama bir yerlerden başlamam lazım.

İmkanım olsa da ilkokul birden tekrar başlasam okumaya.Hatta kitapçıya gidip ‘’İlköğretim 1. sınıftan itibaren lise 3’e kadar tüm matematik kitapları var mı?’’dedim.Artık kitapları M.E.B tarafından okullara gönderiliyormuş. Özel ders almayı düşündüm ama maddiyat yok. 7yi 3e bölemeyecek kadar başarısız 118’i 14 bölemeyecek kadar matematikten korkan biriyim. Bu matematiğe başlamak istiyorum ama kitapları nereden ve ne şekilde tedarik edeceğim ?

Etsem de hiçbir şey bilmiyorum, bir yol gösterirseniz çok çok sevineceğim.Şimdi ben ne yapacağım nereden başlayacağım diyorum ama ilkönce sizin kitaplarınızı okumam gerektiğine inanıyorum.

Bunun için diyorum ki, MATEMATİKLE BARIŞIYORUM GÜVEN’Dİ GÜVEN VERDİ

Kendime güvenim geldi. Demek ki artık ben teselli olsun diye matematik sorularını yazıp beklemeyeceğim artık onları çözeceğim Allah’ım ne güzel bir duygu bu soruları çözmek artık aklımdan toplama çıkarma yapabileceğim inşallah.

Artık 118/14 böleceğim inşallah ve daha fazlasını da yapacağım 2x+y=? Kaç gibi soruları Hocam Okuduğum yazılarda geçti. Eğlenerek öğrenmek için hazırlamış olduğunuz çarpım tablosundan mümkünse e-mail adresime gönderirseniz memnun olacağım.

Şimdi sizden ricam ‘’Ben, nasıl bir çalışma şekli uygulamalıyım? Bu matematik cahilliğimi nasıl yeneceğim.?’’

Yardımlarınız için Şimdiden teşekkür ediyor, emeklerinizin boşa gitmemesi temennisiyle saygılarımı sunuyorum. Benim gibi nice matematikten yoksun ama matematiğe aşık insanlar vardır inşallah.Onlar da size rastlar ve matematiği seven biri olarak vatana tekrar döner.

Görüşmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz ….Reyhan….

Reyhan Hanımın emailinde sorduğu 'Şimdi sizden ricam ‘’Ben, nasıl bir çalışma şekli uygulamalıyım? Bu matematik cahilliğimi nasıl yeneceğim.?’' 2 Temmuz 2010 Tarihli cevabımız:

Elcevap :Merhaba Reyhan Hanım, hastalık teşhis edildiğine göre hemen tedaviye başlamalıyız.Önce ‘’Matematikle Barışıyorum’’ kitabımı okuyup beynindeki tüm virüsler temizleyip bir daha aynı duruma düşmemek için bu zehirli düşüncelere karşı etkili virüs koruma proğramı yerleştireceğiz.

Ondan sonra ‘’Ezbersiz Çarpma Öğretimi’’ kitabımı dikkatlice okuyup Çarpım Tablosu ve matematiğnizin temelini ezberden kurtarmalıyız.İlkokul birden beşe kadar olan ders kitaplarını burdan bir okuldan ücretsiz alırım.Matematikle Barışıyorum kitabıyla birlikte gönderirim.Ama siz de ikinci el kitap satan yerlerden Ahmet Buhan'ın İlkokul matematik yardımcı kitaplarını da ucuz bir şekilde alırsınız.Orta okul ve lise kitaplarını daha sonra alırsınız.

Paranız olsa da olmasa da adresinizi hemen verin ki kitaplarınızı en geç cumaretsi göndereyim.Çünkü para bekler ama bilgiyi hemen almamız lazım.Çünkü ne kadar erken başlarsak o kadar çabuk ilerleriz.Kitaplarımı ücret almadan gönderebilmek isterdim ama benim de maddi durumum çok iyi değil.Fakat adresini gönderip kitapları hemen almanı parasını da eline geçince göndermenizi tavsiye ederim.

Şiirini çok beğendim ve izniniz olursa ''Matematik Şiirleri'' adlı bloga koymak istiyorum.Ayrıca bu zamana kadar gönderdiğiniz yazıları ve bundan sonra göndeceğiniz yazıları sizin gönderdiğiniz yazılardan sonra kurmayı düşündüğüm 'matematik eczanemiz'' adlı blokta yayınlamak istiyorum.

O bakımdan herkes okuyacağı için yazdığınız yazılara isminiz için bir rumuz seçerseniz ben de bu yazıların altına isminiz değil rumuzunu yazarak rahatlıkla blogda yayınlarım.Ama sitemizdeki yazıların altındaki yorum köşelerine yorum yazdığınızda isminizin görünmesinde sakınca olmadığı zaman isminizi sakınca olduğu hallerde de rumuzunuzu yazarsınız.

Şimdi sana daha önce senin durumunda olanların yazıları ek döküman gönderiyorum.

Yazacak ve sizinle paylaşacak çok şeyim var ama bir an önce benim kitaplarımı okuyup bu işe sıfırdan başlayıp güzelve sağlam bir temel atmanız gerekiyor.

Onun için bu emaili aldıktan sonra cevap yazmak yerine hemen adresiniz bildiren bir email atınız.Dediğim gibi şu anda paranız yoksa bile adresiniz hemen istiyorum.Çünkü bu gün veya en geç yarın kitaplarınızı kargoya vermek istiyorum.

Gönderdiğim yazıları okuduktan sonra internetten ''Matematik Karşısında Neden Çuvallıyoruz 1-2-3-4-5 yazılarını daha sonra da ''Çarpım Tablosu Güzeldir'' 1-2 ve 3
yazılarını okumayı unutma.

Çalışmalarında Başarılar Dilerim...

Reyhan Hanımın emailimize 2 Temmuz 2010 Tarihli cevabı:

Sağolun hocam dün sabaha kadar uyuyamadım hep hayal ettim. Eğitmen olduğumu, insanlara fayladı bir birey olduğumu.Hatta bir ara maile kutum boş görünce hayallerim suya düştü diye üzülmüştüm.Şimdiden teşekkür ederim.Reyhan..

2 Temmuz 2010 Tarihli emailimiz:

Merhaba Reyhan Hanım, kendi kitaplarımı ve ilköğretim 1.Sınıftan 8.Sınıfa kadar tüm ilköğretim matematik ders kitaplarından birer tane gönderdim.Herhalde pazartesi elinize geçer.Hayırlı Olsun.